« Geri
İZOLE PONS İNFARKTLARINDA İLERLEYİCİ DEFİSİTE NEDEN OLAN FAKTÖRLER
EYLEM ÖZAYDIN GÖKSU, SENNUR DELİBAŞ KATI, HAMİDE MANSUROĞLU, AYSUN TILTAK, AYLİN YAMAN
Ege Klinikleri Tıp Dergisi - 2021;59(1):41-45
ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ, NÖROLOJİ KLİNİĞİ

Bir Şubat 2019- 1 Şubat 2020 tarihleri arasında SBÜ Antalya Eğitim ve Araştırma hastanesine başvuran izole pons infarktı olan hastalar retrospektif olarak tarandı. Hastaların demografik özellikleri, vasküler risk faktörleri, klinik laboratuvar ve nöroradyolojik verileri kayıt edildi. Potansiyel kardiyoembolik nedenli hastalar veya embolizmin bilinen diğer nedenlerine (diseksiyon vb) bağlı infarktı olan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Hastalar büyük arter hastalığı (BAH), baziler arter dal hastalığı (BADH), küçük damar hastalığı (KDH) olmak üzere etyolojik olarak 3 alt gruba ayrıldı. Tüm hastalar ilerleyici defisiti olan ve olmayan olmak üzere iki gruba ayrıldı. Toplam 31 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 61, 8 ±1, 07 (min:41 max: 80) idi. Hastaların %64, 5’i erkekti. Ortalama Ulusal Sağlık Enstitü İnme Ölçeği (NIHSS) 3, 8± 2, 8. Dokuz hastada ilerleyici defisit gözlendi. Yaş, cinsiyet, başlangıç NIHSS’ları, vasküler risk faktörleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmedi. Hastalar etyolojik nedene göre gruplandırıldığında 12 hastada BADH (%38, 7), 10 hastada BAH (%32, 3), 9 hastada KDH gözlendi. İlerleyici defisiti olmayan grupta en fazla BAH (8 hasta) gözlenirken, olan grupta BADH (5 hasta) daha fazla gözlendi, ancak istatistiksel olarak anlamlı değildi. Her iki grup arasında infarkt bölgesi ve topografik lokalizasyonu açısından istatistiksel olarak bir anlamlı fark tespit edilmedi. Çalışmamızda izole pons infarktı olan hastalarda ilerleyici defisit oranı %29 olarak bulunmuş ancak ilerleyici defisiti ön görmede anlamlı bir risk faktörü tespit edilememiştir. Bunun için prospektif daha geniş örneklem büyüklüğüne sahip çalışmalara ihtiyaç vardır.

Facebook'ta Paylaş