« Geri
TİROGLOBÜLİN ANTİKOR TESTİNİN OTOİMMÜN TİROİDİT TANISINDAKİ ÖNEMİ
MEHMET RAMİ HELVACI
Haydarpaşa Numune Medical Journal - 2005;45(3):135-137
Medical Faculty of the Mersin University, Department of Internal Medicine, Mersin, Turkey

Otoimmün tiroidit (OT), hipotiroidinin toplumdaki en sık sebebidir ve özellikle orta ve ileri yaştaki kadınları etkiler. Tanı esas olarak anormal serum tirotropin konsantrasyonu ile birlikte serumda tiroid otoantikorlarının [tiroid peroksidaz (TPO) ve/veya tiroglobülin (Tg)] mevcudiyeti ile konulur. Her ne kadar OT tanısında ultrasonografi (US) istatistiksel olarak anlamlı bir role sahip olsa da (sensitivite=%80.70 ve spesifisite=%69.49, p=0.0001), günümüzde sadece tanıya yardımcı bir metot olarak kullanılmaktadır. OT tanısında otoantikorların yüksek fitrelerde ve birlikte pozitiflikleri daha spesifikse de, vakaların önemli bir yüzdesinde otoantikorların tek başlarına pozitif oldukları görülmektedir. Ayrıca TPO antikorun tanıda kabul edilmiş daha yüksek sensitivitesi ve spesifisitesine rağmen, vakaların önemli bir yüzdesinde tek başına Tg otoantikor pozitifliği görülmektedir. Çalışmamızdaki 161 OT hastasının 138'inde sadece antiTPO antikor pozitifliği mevcuttu (sensitivite=%85.71), yani 23 vakada (% 14.28) OT tanısı sadece Tg antikor pozitifliği ile konuldu. Yardımcı bir tanı metodu olarak US dahi, bu TPO antikor negatif 23 OT hastasının sekizinde tanı açısından negatifti. Sonuç olarak, TPO antikorun OT tanısındaki yüksek sensitivitesi ve spesifisitesi ve US'nin istatistiksel olarak anlamlı rolüne rağmen Tg antikor, OT vakalarının önemli bir yüzdesinde hâlâ zorunlu bir tanı metodudur.

Facebook'ta Paylaş