« Geri
MENENJİOMLARDA MİRNA’LAR BİYOBELİRTEÇ OLARAK KULLANILABİLİR Mİ?
HASAN DAĞLI, ÖZLEM GÜLBAHAR
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2022;17(3):223-227
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Biyokimya AD, Kahramanmaraş, Türkiye

Primer beyin tümörleri glial veya non-glial ve benign veya malign olarak sınıflandırılır. Menenjiomlar en yaygın görülen benign intrakranial tümörlerdir. Meningiom ismi ’Meninks’ denilen beyin zarının tümörü anlamına gelse de aslında örümcek ağı şeklindeki ’araknoid’ zarından (araknoid şapka hücrelerden) kaynaklandığı gösterilmiştir. Meningiomların büyük çoğunluğu iyi huylu, iyi sınırlı, yavaş büyüyen ve cerrahi ile tedavi edilebilir tümörlerdir. Menenjiom hastalarında prognozu en çok etkileyen rezeksiyonun derecesi ile histolojik derecedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sınıflamasına göre menenjiomların büyük çoğunluğu grade I (tipik/benign), %10’dan az bir kısmı grade II (atipik/intermediate) ve III (anaplastic/malign) tümörlerdir. Menenjiom tümörleri doku biyop¬sisi alınarak patolojik inceleme ile değerlendirilmektedir. Henüz tanısal ve prognostik amaçlı kullanılabilecek, non-invaziv olarak elde edilen kan örneklerinde çalışılabilecek bir biyobelirteç bulunmamaktadır. Girişimsel bir tanı yöntemi olan biyopsinin riskli olabilmesi ve değerlendirmenin subjektif olması gibi sebeplerle serum gibi non-invaziv örneklerde bakılabilecek biyobelirteçlere ihtiyaç vardır. MikroRNA’lar (miRNA) gen ekspresyonunu post-transkripsiyo¬nel seviyede düzenleyen, 18-22 nükleotit uzunluğunda, endojen, protein kodlamayan RNA molekülleridir. Son yıllarda, miRNA’ların tümörler dâhil çeşitli patolojik durumlar için potansiyel biyobelirteç olmaları konusunda giderek artan araştirmalar yapılmaktadır. miRNA’lar belirli şartlar altında onkogen veya tümör supresor olarak fonksiyon görebilmektedirler. Proliferasyondan invazyona, metastazdan anjiogeneze kadar tümör oluşumu ve gelişimine katkıda bulu¬nan birçok hücresel süreçte rol oynadıklarına dair kanıtlar vardır. Bu derlemede, bu moleküllerin menenjiyom teşhisi ve prognozundaki roller ve potansiyel terapötik etkilerini ele almayı amaçladık.

Facebook'ta Paylaş