« Geri
CİDDİ ASİKLOVİR ALERJİSİNDE İNTRAVENÖZ ASİKLOVİR DESENSİTİZASYON TEDAVİSİ: HERPES ENSEFALİTİ OLGUSU
TUĞBA ARSLAN GÜLEN, GÜZİN ÖZDEN, TUBA TURUNÇ
Mikrobiyoloji Bülteni - 2022;56(2):371-376
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği, Adana

Herpes simpleks virüsü (HSV), nörolojik disfonksiyon bulgularının eşlik ettiği, yüksek mortalite ve morbiditeye neden olan sporadik viral ensefalit etkenidir. Asiklovir, ensefalit şüphesi olan tüm hastalarda en kısa sürede başlanması gereken tek antiviral tedavi seçeneğidir. Asiklovir, nadiren, yaygın deri döküntülerinden Stevens-Johnson sendromuna kadar geniş bir yelpazede ortaya çıkabilen alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Bu raporda, intravenöz asiklovir dışında başka tedavi seçeneği olmayan ve intravenöz desensitizasyon ile başarılı bir şekilde tedavi edilen bir HSV-1 ensefalit olgusu sunulmuştur. Elli dokuz yaşında erkek hasta, yüksek ateş ve bilinç değişikliği şikayetleri ile acil servise başvurmuş, tanısal amaçlı lomber ponksiyon yapıldıktan sonra ensefalit ön tanısı ile ampirik olarak intravenöz asiklovir tedavisi başlanmıştır. Tedavisinin üçüncü gününde HSV tip 1 polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) pozitif saptanan hastanın, beşinci gününde şiddetli alerjik reaksiyon gelişmesi üzerine asiklovir tedavisi kesilmiştir. Asiklovir tedavisi sonlandırılan ve eş zamanlı metilprednizolon tedavisi başlanan hastanın alerjik semptomları gerilemiştir. Oluşturulan intravenöz asiklovir desensitizasyon protokolü hastaya uygulanarak, hasta başarılı bir şekilde tedavi edilmiştir. Bu olgu ile intravenöz asiklovir dışında herhangi bir tedavi seçeneği olmayan, hayatı tehdit eden tedavisinde intravenöz asiklovir desensitizasyonunun uygulanabileceği gösterilmiştir. Bu raporda literatürde intravenöz asiklovir desensitizasyonu ile tedavi edilen ilk erişkin olgu sunulmuştur.

Facebook'ta Paylaş