Ayşe Elif BAYAR, Semih Kürşat YILMAZ
Anatolian Journal of Emergency Medicine - 2026;9(2):65-71
Amaç: Düşme, çocukluk çağında en sık görülen travma mekanizmalarından biri olup özellikle 0-36 ay grubunda hızla gelişen motor becerilere rağmen dengenin tam sağlanamaması nedeniyle önemli bir morbidite nedenidir. Bu çalışma, 0-36 ay arası çocuklarda düşmeye bağlı acil servis başvurularının klinik özelliklerini, yaşa göre yaralanma paternlerini ve tanısal yaklaşımları değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma kesitsel, tanımlayıcı, geriye yönelik kayıt incelemesi olarak tasarlanmıştır. Ocak 2024- Aralık 2024 tarihleri arasında acil servise düşme nedeniyle başvuran, yaşı 36 ayın altında olan çocuklar retrospektif olarak incelendi. Demografik veriler, travma bölgesi, tanısal tetkikler, yaralanma tipi ve klinik sonuçlar elektronik kayıt sistemi üzerinden değerlendirildi. Adli olgular ve düşme dışı travmalar dışlandı. İstatistiksel analizlerde kategorik değişkenler Ki-kare ile karşılaştırılmış, sonuçlar frekans ve yüzde olarak sunulmuştur. Sürekli değişkenler ortalama +/- standart sapma olarak ifade edilmiştir. p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Toplam 161 hasta değerlendirildi; yaş ortalaması 17,27+/-7,58 ay olup olguların %60,2'si erkekti. Başvurular yaz aylarında artış gösterdi. Kafa travması %50,9 ile en sık yaralanma bölgesiydi; 0-12 ay grubunda %74,5 oranıyla baskınken, 13-24 ay grubunda üst ekstremite yaralanmaları artış gösterdi (%31,5). Hastaların %68,9'unda görüntüleme yapılmış olup en sık tercih edilen yöntem direkt grafiydi. Fraktür oranı %13 olarak bulunmuş olup, fraktürlerin en sık lokalizasyonu üst ekstremiteydi. Olguların %95'i taburcu edildi, ciddi yaralanma oranı düşük bulundu. Sonuç: Düşmeler, 0-36 ay arası çocuklarda acil servis başvurularının önemli bir nedenini oluşturmakla birlikte, genellikle hafif klinik seyir göstermektedir. Yaşa bağlı yaralanma paternleri, gelişimsel motor farklılıkları yansıtmaktadır. Düşük ciddi yaralanma oranı, bu yaş grubundaki düşmelerin çoğunlukla görece düşük enerjili mekanizmalarla ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Bu bulgular, erken çocukluk döneminde düşmeye bağlı yaralanmaların daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamakta ve bakım veren farkındalığı ile ev içi güvenlik önlemlerinin önemine işaret etmektedir.