MELİKE NUR AKIN, BURAK SEZGİN, BURCU KASAP
Ege Klinikleri Tıp Dergisi - 2020;58(3):295-299
Amaç: Çalışmanın amacı 10 ve 24. gebelik haftası arası intrauterin ölü gebelikleri değerlendirerek misoprostolün etkinliğinin doğum öyküsü, doğum şekli ve gebelik haftasına göre etkinliğini araştırmaktır. Materyal ve Metod: Hastanemize başvuran 10-24 gebelik haftası arasındaki intrauterin ölü fetuslu 60 hastanın verileri retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların demografik, klinik, hematolojik verileri toplandı. Bulgular: 10 ile 24 gebelik haftası arası intrauterin ölü fetüs nedeniyle gebelik terminasyonu yapılan toplam 60 hasta çalışmaya dahil edildi. Gebelik terminasyonu için tüm hastalara aynı tedavi protokolü uygulandı. Hastalar ilk trimester (10-14.hafta arası) (n=22) ve ikinci trimester (14-24 hafta arası) (n=38) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Gruplar arasında abort öncesi ve sonrasında bakılan hemogram parametreleri ve CRP düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Misoprostol uygulamasından sonra aborta kadar geçen süre ikinci trimester grubunda 15.08 ± 10.68 saat iken, ilk trimester grubunda 9.23 ± 3.99 saat olarak bulunmuş olup istatistiksel olarak anlamlı derecede uzun saptanmıştır (p=0.017). İlk trimester grubunda ikinci kür ihtiyacı, tedaviye yanıtsızlık nedeniyle intrauterin balon uygulanması ve histerotomi ihtiyacı hiç gözlenmezken, ikinci trimester grubunda 4 hastaya 2. Kür uygulanmak zorunda kalınmış, 3 hastaya intrauterin balon uygulanmış ve 2 hasta histerotomiye alınmıştır. Hastalar doğum durumlarına göre gruplara ayrıldığında ise normal doğum öyküsü olan hastaların, nullipar gebeler ve sezeryan öyküsü olan gebelere kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede daha kısa sürede misoprostole yanıt verdiği görülmüştür. (p<0.044). Sonuç: İlk trimester ve ikinci trimester ölü fetusların sonlandırılmasında misoprostolün vaginal ve sublingual kombine kullanımı efektif ve güvenlidir. Ancak gebelik haftası ve doğum şekli indüksiyon sonrası abort süresinde etkili olduğundan süreç konusunda hastanın öncesinden bilgilendirilip, desteklenmesi hasta uyumunu arttıracaktır.