Mustafa ŞİMŞEK, Ahmet Celal ÖZSOY, Zahit DÖNMEZ, Hüseyin Avni DEMİR
Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;17(2):0-0
Amaç: Bu çalışma, 112 ambulansı ile taşınan, iletişim kurabilen ve klinik olarak stabil erişkinlerde sahadaki aciliyet değerlendirmesi, prehospital fizyolojik bulgular ve acil servis sonlanımları arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçladı. Yöntem: Tek merkezli bu prospektif çalışmaya, 30 Eylül-10 Aralık 2025 arasında üçüncü basamak bir acil servise 112 ambulansı ile getirilen ve standart saha formunu kendisi doldurabilen 393 erişkin dahil edildi. Sosyodemografik değişkenler hasta beyanına dayalıydı; saha aciliyeti, kategorik vital bulgular ve prehospital müdahaleler hasta aracılı saha kayıtları olarak analiz edildi. Kırk sekiz saatlik tekrar başvuru ve 30 günlük mortalite hastane kayıtları ile e-Nabız üzerinden doğrulandı. Yoğun bakım yatışının belirleyicileri lojistik regresyon ile değerlendirildi. Bulgular: Hastaların %56,7'si erkek, %31,4'ü 65 yaş ve üzerindeydi. Taşikardi, hipoksemi, kritik hiperglisemi ve yüksek şok indeksi sırasıyla %14,9, %12,5, %7,4 ve %8,5 oranında saptandı. Acil servisten taburculuk, yoğun bakım yatışı, 48 saatlik tekrar başvuru ve 30 günlük mortalite oranları sırasıyla %75,6, %15,8, %11,5 ve %5,4 idi. Sahadaki değerlendirme ile acil servis aciliyeti arasındaki uyum zayıftı (kappa=0,06). Sahada acil olarak sınıflandırılma, kritik hiperglisemi, hipotansiyon ve herhangi bir prehospital müdahale yoğun bakım yatışını bağımsız olarak öngördü. Sonuç: Bu seçilmiş kohortta sahada acil olarak sınıflandırılma, hipotansiyon, kritik hiperglisemi ve prehospital müdahale gereksinimi yoğun bakım yatışı ile ilişkiliydi. Bulgular iletişim kuramayan veya ağır instabil hastalara genellenmemelidir.