Ahu AKSOY CAN
Online Türk Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;11(2):130-138
Amaç: Bu araştırmanın amacı, 18-49 yaş arasındaki kadınlarda sosyodemografik ve toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik değişkenler ile toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumun cinsel sağlık okuryazarlığı üzerindeki etkisini incelemektir. Materyal ve Metot: Araştırma, kesitsel tipte yürütülmüştür. Temmuz-Eylül 2025 tarihleri arasında Türkiye genelinde sosyal medya ve çevrim içi iletişim platformları aracılığıyla ulaşılan 316 kadından veri toplanmıştır. Veriler, Tanıtıcı Özellikler Formu, Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ) ve Cinsel Sağlık Okuryazarlık Ölçeği (CİSOY) ile toplanmıştır. Analizlerde tanımlayıcı istatistikler, bağımsız grup karşılaştırmaları, Pearson korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların cinsel sağlık okuryazarlığı ile anlamlı düzeyde ilişkili olan değişkenlerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin eşitlikçi tutumlar (beta=0,265), evde eşle ortak karar alma (beta=0,241), çekirdek (beta=0,197) ve kök ailenin (beta=0,172) eşitlikçi yapıda olması ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi alma durumu (beta=0.173) olduğu belirlenmiştir. Araştırma modeli cinsel sağlık okuryazarlığında %25 oranında anlamlı varyansı açıklamaktadır (R²=0,250; p<0,001). Sonuç: Cinsel sağlık okuryazarlığı, yalnızca bireysel bilgi düzeyine değil, aynı zamanda kadının sosyal çevresi, aile yapısı ve toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarına bağlı olarak şekillenmektedir. Bu nedenle, kadınların cinsel sağlık okuryazarlığını artırmaya yönelik müdahalelerin; eşitlikçi toplumsal normların teşvik edildiği, aile içi karar süreçlerinde kadının aktif katılımının desteklendiği ve toplumsal cinsiyet farkındalığının geliştirildiği bütüncül yaklaşımlar içermesi önerilmektedir.