Merve ÖZDEMİR, Hamide CÖMERT
Cumhuriyet Dental Journal - 2026;29(1):104-110
Amaç: Gümüş diamin florür (SDF), çürük yönetiminde etkili, minimal invaziv bir ajan olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır. Ancak, sahip olduğu avantajlarına karşın en önemli dezavantajı sert dokularda oluşturduğu koyu renklenmedir. SDF'nin sağlam mine dokusunda renklenmeye neden olma potansiyeline ilişkin kanıtlar sınırlı olup, özellikle süt ve daimi dişler arasında karşılaştırmalı veriler yetersizdir. Bu çalışmanın amacı, %38 SDF'nin sağlam süt ve daimi diş minesindeki renklenme potansiyelini karşılaştırmalı olarak değerlendirmek ve takiben potasyum iyodür (KI) uygulamanın ve durulamanın olası azaltıcı etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Klinik olarak sağlam mineye sahip toplam 120 çekilmiş molar diş (60 süt, 60 daimi) rastgele sekiz gruba (n = 15) ayrıldı: SDF (durulamasız), SDF (durulamalı), SDF + KI (durulamasız) ve SDF + KI (durulamalı). Renk ölçümleri CIE Lab* sistemi kullanılarak spektrofotometre ile başlangıçta, uygulamadan hemen sonra, 24 saat, 72 saat ve 1 hafta sonra gerçekleştirildi. Renk değişimi (DeltaE) değerleri hesaplandı ve DeltaE >= 3,7 klinik olarak fark edilebilir eşik olarak kabul edildi. Tüm analizlerde istatistiksel anlamlılık düzeyi p < 0,05 olarak belirlendi. Bulgular: SDF'nin durulama yapılmadan uygulandığı gruplarda, her iki diş tipinde de en yüksek renklenme değerleri elde edildi (p < 0,001) ve tüm zaman noktalarında DeltaE değerleri klinik fark edilebilir eşiğin üzerinde seyretti. SDF + KI uygulamasını takiben yapılan durulama, en düşük DeltaE değerlerini oluşturdu ve özellikle erken dönem ölçümlerinde klinik açıdan fark edilebilirlik eşiğinin altında kaldı. Yalnızca KI uygulanan veya yalnızca durulama yapılan gruplarda ise orta düzeyde renklenme gerçekleşti ve bu iki grup arasında anlamlı bir fark gözlenmedi (p > 0,05). Renklenme, daimi dişlerde süt dişlerine kıyasla daha belirgin bulundu. Sonuçlar: %38 SDF hem süt hem de daimi dişlerde sağlam mine üzerinde klinik olarak fark edilebilir renklenmeye neden olmuştur. Klinik uygulamalarda, özellikle estetiğin ön planda olduğu bölgelerde SDF kullanımında dikkatli olunmalı ve potansiyel renklenme riski konusunda hasta ve ebeveynler ayrıntılı şekilde bilgilendirilmelidir.