Yasemin KILIÇ, Selen ÖZAKAR AKÇA
YOBÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi - 2026;7(2):110-119
Giriş: Çocukluk döneminde sıkça karşılaşılan ancak çoğu zaman göz ardı edilen duygusal istismar, fiziksel bir iz bırakmamasına rağmen çocuğun psikososyal gelişimini derinden etkileyen önemli bir olgudur. Aile içi ilişkilerde, öğretmen -öğrenci etkileşimlerinde ve arkadaş çevresinde ortaya çıkabilen bu istismar türü, uzun vadeli zararlar doğurabilmekte ve çoğu zaman fark edilmesi güç olmaktadır. Bu çalışma ile çocuğun maruz kaldığı duygusal istismar türlerini tanımlamayı ve bu istismar türlerini yaş ve cinsiyet bağl amında analiz etmeyi amaçlamıştır. Gereç - Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel nitelikteki bu araştırma, 2024 -2025 öğretim yılında İç Anadolu Bölgesi'nde bir ilin Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı ilköğretim kurumlarında öğrenim gören 7 -12 yaş grubu çocuklarla yürütülmüştür. Çalışmaya toplam 334 çocuk dâhil edil miştir. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen, aile, öğretmen ve arkadaş kaynaklı duygusal istismarı ölçmeye yönelik üç bölümden oluşan 24 maddelik "Duygusal İstismarı Belirleme Formu" aracılığıyla toplanmıştır. Bulgular: Katılımcıların 193'ü kız, 141'i erkek olup yaş ortalaması 9.56+/-1.60 yıldır. Erkeklerin %5'i, kızların %5.2'si ailelerinden; erkeklerin %7.8'i, kızların %1.6'sı öğretmenlerinden; erkeklerin %7.8'i, kızların %3.1'i arkadaşlarından yüksek düzeyde istismara ma ruz kalmıştır. Genel olarak erkeklerin %92.2'si, kızların %95.9'u düşük düzeyde de olsa duygusal istismar yaşamıştır. Erkek çocukların öğretmen ve arkadaş kaynaklı istismara daha yüksek oranlarda maruz kaldıkları belirlenmiştir. Yaş gruplarına gö re incelendiğinde, 10 -12 yaş grubundaki çocukların 7 -9 yaş grubundaki çocuklara göre aile ve arkadaş kaynaklı istismara daha fazla maruz kaldıkları görülmüştür. Sonuç: Araştırma, 7 -12 yaş grubundaki çocukların tamamının en az bir duygusal istismar deneyimi yaşadığını ortaya koymuştur. Erkek çocukların öğretmen ve arkadaş kaynaklı istismara daha fazla maruz kaldığı, yaş ilerledikçe istismar biçimlerinde farklılıkların art tığı saptanmıştır. Bu bulgular, çocukları duygusal istismardan korumaya yönelik müdahale ve önleme çalışmalarında yaş ve cinsiyet gibi demografik özelliklerin dikkate alınması gerektiğini, aile, öğretmen ve arkadaş faktörlerinin ise bütüncül bir yak laşımla değerlendirilmesinin önemini göstermektedir.