OGUZCAN KİNİKOGLU, DENİZ ISİK
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2025;36(1):57-62
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışma, 70 yaş ve üzeri hormon reseptör pozitif (HR+), HER2-negatif metastatik meme kanserli (MBC) hastalarda CDK4/6 inhibitör tedavisinin etkinliğini ve güvenliğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Yaşlı hastalarda komorbiditeler ve tedaviye bağlı toksisiteler nedeniyle karşılaşılan özel zorluklar dikkate alındığında, bu araştırma, gerçek dünya verileri üzerinden bu populasyona yönelik bilgi sağlamayı hedeflemektedir. YÖNTEM ve GEREÇLER: Retrospektif, tek merkezli bir analizde, Mayıs 2020 ile Aralık 2022 tarihleri arasında HR+ HER2- MBC tanısı konulmuş ve CDK4/6 inhibitör tedavisine başlayan 70 yaş ve üzeri 43 hasta dahil edilmiştir. Elektronik tıbbi kayıtlardan elde edilen veriler demografik bilgiler, ECOG performans durumu (PS), tedavi detayları ve yan etkileri içermektedir. Progressyonsuz sağkalım (PFS) ve genel sağkalım (OS), Kaplan-Meier analizi ile değerlendirilmiş ve alt grup karşılaştırmaları log-ank testleri ile yapılmıştır. PFS ve OS ile ilişkili faktörleri belirlemek için Cox orantılı tehlike modelleri kullanılmıştır. BULGULAR: Ortanca yaş 76.7 yıl olup, hastaların %46.5’i de novo metastaz ile başvurmuştur. CDK4/6 inhibitörleri, hastaların %41.9’una ilk basamak 46.5%’una ikinci basamak olarak ve %11.6’sına da üçüncü basamak olarak verilmiştir. Tüm kohortta ortanca PFS 16.0 ay olmuştur. ECOG PS 0 veya 1 olan hastalar, ECOG PS≥2 olanlara göre anlamlı şekilde daha uzun PFS (20.0 ay) elde etmiştir (5.8 ay, p<0.01). Ortanca OS, ECOG PS 0 veya 1 olanlar için 29.3 ay, ECOG PS ≥2 olanlar için 15.9 ay olmuş ve fark anlamlı bulunmuştur (p<0.01). Toksisite nedeniyle doz azaltımı %32.6 oranında gözlemlenmiş ancak PFS’yi anlamlı derecede etkilememiştir. TARTIŞMA ve SONUÇ: CDK4/6 inhibitörleri, HR+ HER2- MBC’li yaşlı hastalarda, özellikle ECOG PS 0 veya 1 olanlarda kontrol edilebilir yan etkili profili ile etkinlik göstermiştir. Bulgular, yaşlı hastalarda tedavi yönetiminde ECOG PS’nin değerlendirilmesinin önemini vurgulamaktadır. Doz ayarlamalarının etkinliği bozmadan uygulanabileceği, kişiselleştirilmiş tedavi ile sonuçların optimize edilebileceğini göstermektedir. Daha geniş kohortlarda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.