AÇIK CERRAHİ GİRİŞİMLERDE DORSAL LUMBOTOMİ VE FLANK İNSİZYONU

ABDULMUTTALİP SİMSEK, LEVENT ÖZCAN, ÖMER KURT, OSMAN KÖSE, YUSUF İLBEY, EMİN ÖZBEK, YAVUZ ÖNOL

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2010;21(1):17-21

Vakıf Gureba Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği,istanbul

 

AMAÇ: Dorsal lumbotomi insizyonunun, operasyon süresi, postoperatif ağrı ve analjezik gereksinimi ve yara komplikasyonları yönünden flank insizyonu ile karşılaştırmayı amaçladık. YÖNTEMLER: Kliniğimizde 2005-2008 yılları arasında değişik endikasyonlarla dorsal lumbotomi insizyonu kullanılarak opere edilen 22 hastanın kayıtları retrospektif olarak tarandı. Hastaların ameliyat endikasyonları, ameliyat süreleri, post operatif ilk 24 saatte kullanılan analjezik miktarı, hastanede kalış süreleri incelendi.Aynı dönemde flank insizyonla ameliyat edilen 50 hastanın kayıtlarıda dorsal lumbotomi ile kıyaslamak için aynı kriterler dikkate alınarak retrospektif olarak tarandı. BULGULAR: 22 hastaya lombotomi insizyonu uygulandı. Hastaların ortalama yaşı 34(3-70) idi. Hastaların 13’ ü erkek, 9’ u kadındı. Dorsal lombotomi endikasyonlarını 8 hastada Ureteropelvik Bileşke Darlığı (UPJ darlığı), 11 hastada pelvis taşı, 2 hastada alt pol taşı, 1 hastada da proksimal üreter taşından oluşuyordu. Flank insizyonla operasyon endikasyonlarını basit nefrektomi, UPJ darlığı ve proksimal üreter taşından oluşuyordu. Operasyon süreleri değerlendirildiğinde dorsal lumbotomi insizyonu ile operasyon süresi üst üreter taşları için 30 dakika, pyeloplasti operasyonları için 25 dakika daha kısa bulundu. İlk 24 saatte analjezik gereksinimi lumbodorsal insizyonu ile yapılan ameliyatlarda belirgin olarak azdı. Hiçbir hastada cerrahi yara komplikasyonu gözlenmedi. SONUÇ: Günümüzde üst üriner sistem cerrahisinde minimal invaziv işlemler (PCNL,ESWL,URS ) tedavi alternatifleri arasında ön planda olmasına rağmen açık cerrahi gerektiği zaman dorsal lumbotomi insizyonunun ilk tercih olabileceğini düşünmekteyiz.