ACİL İÇ HASTALIKLARI SERVİSİNE HİPONATREMİ NEDENİYLE YATIRILAN HASTALARDA ETİYOLOJİ VE PROGNOZUN GERİYE DÖNÜK DEĞERLENDİRİLMESİ

SEYDAHMET AKIN, SİNAN KAZAN, MUHAMMET EMİN ERDEM, DİDEM KILIÇ AYDIN, ASLI GÖZEK ÖCAL, MUSTAFA TEKÇE, MEHMET ALİUSTAOĞLU

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2014;25(3):200-202

Dr Lütfi Kırdar Kartal Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Dahiliye Kliniği, İstanbul

 

AMAÇ: Hiponatremi acil servise başvurularda giderek artan sıklık gösteren, yüksek morbidite ve mortalite ile seyreden ciddi bir klinik durumdur. Çalışmamızda hastanemiz acil iç hastalıkları servisi’ne yatırılan hiponatremik hastaların etiyoloji ve prognozlarını değerlendirmeyi amaçladık. YÖNTEMLER: Şubat 2012-Temmuz 2013 tarihleri arasında hastanemiz acil iç hastalıkları servisi’ne yatırılan hiponatremili ardışık 118 hasta geriye dönük olarak değerlendirildi. Tüm hastaların demografik verileri, serum Na+ seviyeleri, volüm durumları, hiponatermiye yol açtığı belirlenen faktörler ve prognozları kayıt altına alındı. BULGULAR: Çalışmaya 57 erkek (%48.3), 61 kadın (%51.7) hasta alındı. Median yaş 68 olarak saptandı. Hastaların ortalama Na+ düzeyi 114.6±8.4 mEq/l olarak hesaplandı. Elli bir (%43.2) hastada normovolemik, 37 (%31.4) hasta hipervolemik, 30 (%25.4) hastada hipovolemik hiponatremi tespit edildi. Uygunsuz ADH sendromu hiponatremi nedenleri arasında ilk sırada saptandı. En yüksek mortalite oranı normovolemik hasta grubunda saptandı. SONUÇ: Çalışmamızın sonuçları üçüncü basamak sağlık hizmeti veren kurumlarda en sık hiponatremi sebebinin hipotonik solüsyonlar değil uygunsuz ADH sendromu olabileceğini düşündürmektedir.