Akın TURAN, Murat AYDIN
Hacettepe Sağlık İdaresi Dergisi - 2026;29(1):219-238
Acil yardım ambulans hizmetleri, tüm hizmetler arasında yapısı gereği insan hayatı açısından kritik öneme sahip bir sağlık hizmetidir. Bu sağlık hizmeti herkesin hayatına derinden dokunan, anlaşılması zor, denetlenmesi ve sorumlu tutulması karışık bir yapıyı oluşturmaktadır. Bu da amacı dışında kullanılmasını doğurabilmekte, acil niteliği taşımayan hastaların da ambulansı çağırmasına sebep olabilmektedir. Bu durum başta acil hastaların sağlık durumlarını, onların yakınlarını, ambulans çalışanlarını, ambulans hizmet yöneticilerini, hastane yönetimlerini, sağlık sistemi kalitesini ona bakış açısını, maliyeti ve vergi mükellefleri olmak üzere birçok kişiyi etkileyebilecek niteliktedir. Bu çalışmada amaç acil olmayan vakalarda bilinçli ya da bilinçsiz ambulans çağrılmasının ortaya çıkardığı birçok etkiden sadece ekonomik kayıplara odaklanılmıştır. Bunun için hem literatür taraması hem de nicel bir araştırma yöntemi seçilerek araştırma yapılmıştır. Araştırma kapsamında, 112 acil ambulans hizmeti hakkında halkın bilgi düzeyini belirlemek amacıyla, 01.03.2019 - 15.04.2019 tarihleri arasında Çanakkale merkez ilçede ikamet eden, 18 yaş ve üzeri gönüllü 385 kişiye anket uygulanmıştır. Ayrıca, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi acil servisine ambulansla başvuran hastaların aciliyet durumları değerlendirilmiş ve acil olmayan tanılar sayısal olarak belirlenmiştir. Bu tanıların Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği fiyat tarifesi esas alınarak ekonomik kaybı hesaplanmıştır. Anket bulgularına göre, katılımcıların %75'inden fazlasının 112 acil ambulans kullanımına ilişkin bilgi düzeyinin yeterli olduğu görülmüştür. Ancak, hastane kayıtları incelendiğinde, acil olmayan vakalarla ambulans başvurusunun oranı %32,203 olarak bulunmuş ve bu durumun oluşturduğu ekonomik kaybın 5.378.745 TL (2025) olduğu hesaplanmıştır. Bu ekonomik kaybın, bireylerin bilgi ve farkındalık düzeyleriyle ilişkili olduğu tespit edilerek, toplumsal bilinçlendirme, telefon triyaj sistemlerindeki düzenlemeler, alternatif nakil modelleri ve eğitim temelli çözümler sunularak azaltılabileceği ortaya konulmuştur.