ACİL SERVİS BAŞVURULARİNDA KASİTLİ YÜKSEK DOZ NÖROPSİKOTROPİK İLAÇ ALİMİ OLGULARİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Bahar ERBAŞ, Goksu AFACAN, İbrahim ALTUNOK, Serkan Emre EROGLU

International Journal of Current Medical and Biological Science - 2026;6(2):76-86

Demiroglu Bilim University Faculty of Medicine, Department of Pharmacology, İstanbul, Türkiye

 

Amaç: Kasıtlı ilaç aşırı doz alımı olguları, acil servise sık başvuru nedenlerindendir; ancak nöropsikotropik ilaçların (NPİ) klinik tablo ve kısa dönem seyirdeki rolü yeterince tanımlanmamıştır. Bu çalışmada, NPİ alan olguların demografik, klinik, tedavi yaklaşımları ve diğer bazı açılardan farklılıklarını ortaya koymayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli retrospektif çalışmada, kasıtlı yüksek doz ilaç alımıyla başvuran 247 erişkin; izole NPİ olmayan (139), izole NPİ (83) ve mikst (25) ilaç alımı olarak sınıflandırıldı. Gruplar tek değişkenli testlerle karşılaştırıldı; olası karıştırıcıları dikkate alan çok değişkenli lojistik regresyonla bağımsız ilişkiler belirlendi. Bulgular: Hastaların ortanca yaşı 32 yıl olup %74,1'i kadındı. NPİ'ler olguların %43,7'sinde saptandı; en sık antidepresanlar (%25,9), antipsikotikler (%10,9) ve benzodiazepinler (%9,7) idi. İzole NPİ alımı daha sık tek ilaç sınıfı içeriyordu (%85,5'e karşı %51,1; p <0,001). Kendi ilacını kullanma eğilimi ve önceki psikiyatrik tanı, NPİ alan gruplarda daha sıktı (her ikisi için p<0,001); bilinç düzeyinde azalma da izole NPİ alımında daha sıktı (%14,5'e karşı %2,2; p=0,002). Bu farklılıklara ek olarak, regresyon analizinde izole NPİ alımı santral sinir sistemi (SSS) bulgularıyla bağımsız olarak ilişkili bulundu (AOR 4,29; %95 CI 1,97 -9,33; p<0,001). Takip süresince hastaların büyük çoğunluğunda klinik seyir sorunsuz olup majör olay ya da eksitus izlenmedi; ancak önemli bir bölümü tedaviyi reddetti ya da gözlemi tamamlamadan ayrıldı. Sonuç: NPİ alan kasıtlı ilaç aşırı doz alımı olguları; daha sık kendi ilacını kullanma eğilimi, önceki psikiyatrik tanı ve SSS bulgularıyla diğer olgulardan ayrılmaktadır. Destekleyici tedavi çoğu olguda yeterli olmakla birlikte, yüksek tedavi reddi oranı bulguları acil servis dönemiyle sınırlamakta ve taburculuk sonrası izlemi gerektirmektedir.