ACİL SERVİSE BAŞVURAN ENFEKTİF ENDOKARDİT HASTALARINDA CONUT SKORU, PNI SKORU VE SII DEĞERLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

Semih Musa COŞKUN, Mehmet Göktuğ EFGAN, Banu KARACA, Melih ŞENGÜL, Muhammet Mücahit TİRYAKİ, Mustafa KARACA

Ege Klinikleri Tıp Dergisi - 2026;64(2):206-213

Gaziantep City Hospital, Emergency Department, Gaziantep, Turkey

 

Amaç: Bu çalışmada, acil servise başvuran enfektif endokardit hastalarında Controlling Nutritional Status (CONUT) skoru, Prognostic Nutritional Index (PNI) ve Systemic Immune-Inflammation Index (SII) değerlerinin hastane içi mortalite, acil servis sonlanımı ve hastanede kalış süresi ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntemler: Bu retrospektif gözlemsel çalışma, üçüncü basamak bir eğitim ve araştırma hastanesinin acil servisinde gerçekleştirildi. Çalışmaya 01.01.2022 - 01.10.2023 tarihleri arasında acil servise başvuran, 18 yaş ve üzeri, gebe olmayan ve enfektif endokardit tanısı alan hastalar dahil edildi. CONUT skoru, PNI ve SII acil servis başvurusu sırasında alınan ilk laboratuvar sonuçları kullanılarak hesaplandı. Gruplar Mann-Whitney U testi ile karşılaştırıldı. Hastane içi mortaliteyi ayırt etme performansı receiver operating characteristic (ROC) analizi ile değerlendirildi. Hastanede kalış süresi ile indeksler arasındaki ilişki Spearman korelasyon analizi ile incelendi. Bulgular: Toplam 52 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastane içi mortalite 9 hastada gelişti. Mortalite gelişen hastalarda CONUT skoru ve SII değerleri daha yüksek, PNI değerleri ise daha düşüktü. ROC analizinde CONUT skoru, PNI ve SII hastane içi mortaliteyi ayırt etmede anlamlı performans gösterdi. CONUT skoru ve SII hastanede kalış süresi ile pozitif, PNI ise negatif korelasyon gösterdi. Acil servis sonlanımına göre bu indeksler açısından anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: CONUT skoru, PNI ve SII, acil servise başvuran enfektif endokardit hastalarında hastane içi mortalite ve hastanede kalış süresi ile ilişkili bulundu. Bu indeksler erken klinik değerlendirme sırasında kolay hesaplanabilir destekleyici bilgiler sağlayabilir; ancak bulgular düzeltilmemiş ilişki düzeyinde yorumlanmalı ve daha geniş prospektif çalışmalarla doğrulanmalıdır.