ACİL SERVİSE BAŞVURAN VE MANUEL TROMBÜS ASPİRASYONU UYGULANAN STEMİ HASTALARINDA LABORATUVAR BİYOBELİRTEÇLERİ VE RİSK SKORLARININ PROGNOSTİK DEĞERİ

Recep Sami ÖZAY, Melih YÜKSEL, Barış ŞENSOY, Mehmet Oğuzhan AY, Yeşim İŞLER, Halil KAYA, Umut OCAK, Abdurrahman Sadullah AKYILDIZ

Anatolian Journal of Emergency Medicine - 2026;9(2):91-98

University of Health Sciences, Bursa Yüksek İhtisas Training and Research Hospital, Department of Emergency Medicine, Bursa, Türkiye

 

Amaç: Acil serviste (AS) erken risk sınıflaması, ST-elevasyonlu miyokard enfarktüsü (STEMİ) ile başvuran hastalar için kritik öneme sahiptir. Bu çalışmada, acil servise başvuran ve perkütan koroner girişim (PKG) sırasında manuel trombüs aspirasyonu (MTA) uygulanan STEMİ hastalarında, sık kullanılan klinik risk skorlarının (TREWS, REMS, TİMİ ve C-ACS) yanı sıra D-dimer/albümin oranı (DAO) ve kan üre nitrojeni/albümin oranı (BAO) gibi kolay ulaşılabilir laboratuvar oranlarının kısa dönem sonuçları öngörmedeki prognostik performansının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif, tek merkezli çalışmaya Şubat 2023 - Ocak 2024 tarihleri arasında acil servise STEMI tanısı ile başvuran ardışık hastalar dahil edildi. PKG sırasında MTA uygulanan hastalar analiz edildi. İlk acil servis değerlendirmesinde elde edilen klinik risk skorları ve laboratuvar oranlarının 28 günlük tüm nedenlere bağlı mortalite, tekrarlayan akut koroner sendrom (AKS) ve inme gelişimini öngörme yetenekleri, alıcı işletim karakteristiği (ROC) eğrisi analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Toplam 363 STEMİ hastasının 30'unda (%8,3) MTA uygulandı. MTA, anterolateral ve posterolateral STEMİ hastalarında daha sık gerçekleştirildi. MTA uygulanan ve uygulanmayan hastalar arasında yaş, REMS ve C-ACS skorları açısından anlamlı farklar saptandı. TİMİ skoru, STEMİ lokalizasyon alt grupları arasında anlamlı farklılık gösterdi. BAO, 28 günlük mortaliteyi öngörmede mükemmel prognostik performans sergiledi (AUC = 0,889; %95 GA: 0,766-1,000; p < 0,05). İncelenen skorların ve laboratuvar oranlarının hiçbiri tekrarlayan AKS veya inmeyi güvenilir şekilde öngöremedi. Sonuç: Değerlendirilen laboratuvar biyobelirteçleri ve klinik skorlar arasında, BAR, MTA uygulanan STEMI hastalarında 28 günlük mortaliteyi öngörmede en yüksek prognostik performansı göstermiştir. Basit ve hızlı bir şekilde elde edilebilen bir laboratuvar parametresi olan BAO, yüksek riskli STEMI hastalarının erken risk sınıflamasında acil servis hekimlerine yardımcı olabilirken, geleneksel risk skorlarının kısa dönem fatal olmayan sonuçları öngörmedeki değeri sınırlı bulunmuştur.