Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

ACİL SERVİSE EPİSTAKSİS İLE BAŞVURAN HASTALARDA ANTERİOR VE POSTERİOR KANAMALARIN KARŞILAŞTIRILMASI

EYLEM ERSAN, MELİHA FINDIK, MUHAMMED ÇAKAS, MELİHA MİRAY ÇANTAL

Journal of Anatolian Medical Research - 2022;7(2):49-54

Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp AD

 

Amaç: Epistaksis, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de yaygın bir sorun olması bununla birlikte nadiren acil servis başvurusu gerektirmesi nedeniyle halen önemini kaybetmemiştir. Etiyolojide birçok faktör yer almaktadır. Değişen çevresel etkenle, hasta özellikleri (ek hastalık öyküsü, ilaç kullanımı vb.) ve laboratuvar değerleri gibi birçok değişken her epistaksis hastasını kendine özgü kılmaktadır. Çalışmamızda acil servisimize epistaksis ile başvuran hastalarda ayaktan ve yatarak tedavi gerektiren vakalar hakkında popülasyona dayalı veriler belirlenerek acil servis yönetimine katkısı araştırıldı. Gereç ve Yöntemler: Acil servise epistaksis ile başvuran hastaların; demografik özellikleri, komorbiditeleri, başvuru anındaki hemodinamik ve laboratuvar parametreleri, uzman konsültasyon ihtiyacı ve ayaktan/yatarak tedavi ihtiyaçları retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 69’u (%60) erkek, 46’sı (%40) kadın toplam 115 hasta dahil edildi. Bu hastaların yaş ortalaması 55,4 (±19,1)yıldı. Komorbid hastalıkların ve ilaç kullanım öyküsünün, anterior veya posterior kanamayla başvuran hastalar arasında istatistik olarak anlamlı bir fark yaratmadığı saptanmadı. Posterior kanaması olan hastaların yatış oranı %63,6 (n=14), anterior kanamalarda bu oran %36,4 olarak saptandı. Bu fark istatistiksel olarak da anlamlı bulunmuştur (p<0,001). Laboratuvar parametreleri değerlendirildiğinde; nötrofil sayısı (p=0,015), Lenfosit sayısı (p=0,008), platelet lenfosit oranı (PLR) (p=0,000), nötrofil lenfositoranı (NLR) (p=0,003) posterior kanamalarda istatistiksel olarak da anlamlı şekilde artmış saptandı. Sonuç: Bu çalışmanın sonuçlarında inflamatuar belirteçler olan nötrofil, lenfosit, PLR ve NLR değerlerinin; posterior kanamalarda anlamlı şekilde artması, inflamatuar faktörlerin posterior kanamalarda etkisi olduğunu göstermektedir.