ACİL SERVİSTE YILAN ISIRIĞI İLE AKREP SOKMASININ AYIRICI TANISINDA DESTEKLEYİCİ BELİRTEÇLER OLARAK İNFLAMATUVAR VE METABOLİK ORANLAR: 10 YILLIK RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA

Şenol ARDIÇ, Mustafa ÇİÇEK, Özgen Gönenç ÇEKİÇ

Anatolian Journal of Emergency Medicine - 2026;9(3):135-141

Trabzon University Faculty of Medicine, Department of Emergency Medicine, Trabzon, Türkiye

 

Amaç: Acil servis koşullarında yılan ısırığı ile akrep sokmasını ayırt etmek, altta yatan biyolojik etkiler önemli ölçüde farklı olsa da benzer başvuru özellikleri nedeniyle güç olabilir. Klinik öykünün sınırlı ya da belirsiz olduğu durumlarda laboratuvara dayalı basit göstergeler ek yol gösterici olabilir. Bu çalışmada, inflamasyon ve metabolizma ile ilişkili indekslerin, özellikle nötrofil-lenfosit oranı (NLR) ve glukoz-potasyum oranının (GPR), bu iki envenomasyon türünün ayırt edilmesine yardımcı olup olamayacağı araştırıldı. Gereç ve Yöntemler: Üçüncü basamak bir acil serviste on yıllık dönemde yılan ısırığı veya akrep sokması tanısı alan hastalar retrospektif olarak değerlendirildi. Demografik veriler, klinik özellikler ve laboratuvar bulguları arşivlenmiş tıbbi kayıtlardan elde edildi. NLR ve GPR değerleri başvuru anında kaydedilen laboratuvar ölçümlerinden hesaplandı. Ayırt edici performansları alıcı işletim karakteristiği (ROC) eğrileri ile analiz edildi. Yüksek NLR ve GPR değerlerinin yılan ısırığı ile ilişkili olup olmadığını incelemek için keşifsel tek değişkenli lojistik regresyon uygulandı. Birleşik model çıktısı öngörülen olasılık olarak yorumlandı. Bulgular: Analize 37 yılan ısırığı ve 52 akrep sokması olmak üzere 89 hasta dahil edildi. Yılan ısırığı olan hastalarda NLR and GPR değerleri anlamlı olarak daha yüksekti (p < 0,05). Her iki indeks de ROC analizinde anlamlı tanısal performans gösterdi ve birlikte kullanımları iki durum arasındaki ayrımı iyileştirdi. Keşifsel tek değişkenli lojistik regresyonda yüksek NLR ve GPR, yılan ısırığı ile ilişkiliydi. Sonuç: NLR ve GPR, yılan ısırığı ile akrep sokmasının ayırt edilmesinde destekleyici ve kolay ulaşılabilir yardımcı biyobelirteçler olarak kullanılabilir; ancak tek başına tanı aracı olarak değil, klinik bulgularla birlikte yorumlanmalıdır.