Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

ACİL TIP ASİSTANLARININ YAYGIN TANISAL TESTLERİN MALİYETLERİ KONUSUNDAKİ BİLGİ VE FARKINDALIĞI

Ibrahim Sarbay, Bugra Ilhan, Mustafa Calik, Turgut Deniz

Abant Tıp Dergisi - 2026;15(1):86-94

Gaziosmanpaşa Training and Research Hospital, Istanbul, Türkiye

 

Amaç: Acil servisler, tanısal testlerin sağlık harcamalarına önemli katkıda bulunduğu yüksek maliyetli ortamlardır. Hekimlerin test maliyetlerine yönelik sınırlı farkındalığı, gereksiz test istemleri ve sistem yükünün artması ile ilişkilendirilmiştir. Bu çalışma, Türkiye'deki Acil Tıp asistanlarının (ATA) yaygın kullanılan laboratuvar ve görüntüleme testlerinin maliyetleri konusundaki bilgi ve farkındalıklarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntemler: Bu prospektif kesitsel anket çalışması, Türkiye'de görev yapan ATA arasında gerçekleştirildi. Demografik bilgileri, maliyet farkındalığını ve 14 tanısal testin maliyet tahmin doğruluğunu değerlendiren 35 maddelik bir anket uygulandı. Tahminlerin Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü Fiyat Tarifelerine göre gerçek maliyetin +/-%25'i içinde olması doğru kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya 270 ATA katıldı (ortalama yaş 29,6 +/- 3,4 yıl; %65,2 erkek). Yalnızca %12,6'sı bu konuda yeterli bilgiye sahip olduğunu düşündüğünü, %2,6'sı ise daha önce maliyetle ilgili eğitim aldığını ifade etti. Ortalama tahmin doğruluğu %17,7 (95% CI: 16.6% -18.9%) olup, hiçbir test katılımcıların üçte birinden fazlası tarafından doğru tahmin edilmedi. En yüksek doğruluk serum beta-hCG (%30,7), batın ultrasonu (%26,3) ve kan gazı analizinde (%23,3) gözlendi. Troponin (%50,0) ve kan gazı (%47,0) gibi laboratuvar testleri çoğunlukla gerçek değerinden düşük tahmin edilirken, beta-hCG (%40,0) ve difüzyon MR (%34,4) ise genellikle gerçek değerinden yüksek tahmin edildi. Katılımcıların %56'sı şart olmayabilecek testler istediklerini belirtti. Alt grup analizlerinde cinsiyet, hastane türü veya deneyim yılına göre anlamlı fark bulunmadı. Sonuç: Türkiye'de görev yapan ATA, tanısal test maliyetlerini tahmin etmede sınırlı bilgi ve düşük doğruluk göstermiştir. Çok düşük ön eğitim oranı ve yüksek eğitim talebi, tıp müfredatında kritik bir boşluğu göstermekte olup, gereksiz testlerin ve sağlık harcamalarının azaltılması için bu eksikliğin giderilmesi önemlidir.