ACİLLERİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ: ACİL SERVİSTE PSİKİYATRİ KONSÜLTASYONLARININ ANALİZİ -PSİKİYATRİ SERVİSİNE YATIŞ VE TEDAVİ REDDİ BELİRLEYİCİLERİ

Yasemin KOÇYİĞİT, Mehmet Rıdvan VARLI, Kübra Özcan ÇETİN, Şule Bıçakcı AY

Kıbrıs Türk Psikiyatri ve Psikoloji Dergisi - 2026;8(3):330-338

Etlik City Hospital, Department of Psychiatry, Ankara, Türkiye

 

Ruhsal yakınmalarla acil servise başvuran bireyler, genel tıbbi yakınmaları olanlara kıyasla daha uzun bekleme süreleri ve daha düşük nitelikte bakım alabilmektedir. Bu heterojen grubun özelliklerinin tanımlanması, hizmet planlaması ve hedefe yönelik müdahaleler açısından önemlidir. Bu çalışmada, bir şehir hastanesi acil servisinde psikiyatri konsültasyonu istenen hastalarda sosyodemografik/klinik özellikler ile psikiyatri servisine yatış ve tedavi reddinin belirleyicileri incelenmiştir. Retrospektif ve tanımlayıcı tasarımdaki çalışmaya, 6 Ekim 2022 -1 Mart 2024 arasında acilden psikiyatri bölümüne konsülte edilen, 18 yaş ve üzeri 2146 olgu dâhil edilmiştir. Veriler hastane kayıtlarından toplanmış; tanımlayıcı istatistikler ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Başvuruların % 53,9'u kadındır; konsültasyonların %70,7'si mesai dışı saatlerde gerçekleşmiştir. En sık konsültasyon nedeni intihar girişimi (%21,0) olup, girişimlerin %81,1'i ilaç alımıdır. En yaygın tanılar psikotik bozukluk, depresif bozukluk ve anksiyete bozukluğudur. Hastaların %4,5'i psikiyatri servisine yatırılmış, %5,6'sı ise tedavi reddi nedeniyle taburcu edilmiştir. Psikotik bozukluk, mani/hipomani döneminde bipolar bozukluk ve ilaçla intihar girişimi yatış olasılığını artırırken, ilaçsız izlem yatış olasılığını azaltmıştır. Tedavi reddi, psikiyatrik tanı öyküsü belirsiz olanlarda artmış, tanısı bilinenlerde azalmıştır. Bulgular, intihar girişimleri ve ciddi ruhsal bozuklukların acil serviste öncelikli müdahale alanları olduğunu ve tedavi reddini azaltmaya yönelik iletişim temelli stratejilerin gerekliliğini göstermektedir.