ADLİ VAKA SONRASI BEYİN ÖLÜMÜ VAKALARINDA AİLENİN ORGAN BAĞIŞINA BAKIŞI NASIL? ON YILLIK VAKA SERİSİ

Gülen KURT BULUT, Demet YAVUZ, Enis AKÇA, Şefika Türkan KUDSİOĞLU, Nihal AYDEMİR, Mehmet Derya DEMİRAĞ

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;23(3):469-475

Organ Ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi, Organ Nakil Koordinatörlüğü, Samsun, TÜRKİYE

 

Amaç: Kadavra kaynaklı organ nakillerindeki yetersizlik ve yüksek ret oranları, organ arzı ile talebi arasındaki makası genişleterek küresel çapta kritik bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. Bu çalışma, adli süreçlerin bağış kararlarına etkisini değerlendirmek amacıyla, adli ve adli olmayan beyin ölümü olgularında ailelerin organ bağışı onay oranlarını karşılaştırmayı hedeflemektedir. Materyal ve metod: Çalışma kapsamında, 1 Ocak 2015 ile 1 Ocak 2025 tarihleri arasında Samsun Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi'nde beyin ölümü tanısı alan 1840 olguya ait veriler retrospektif olarak analiz edilmiştir. Bulgular: Olguların ortanca yaşı 57 (0-98) olup, %56,3'ü (n=1036) erkektir. Beyin ölümlerinin %93,9'u (n=1728) kamu hastanelerinde gerçekleşmiştir. Tüm kohortun %21,7'sini (n=400) adli olgular oluştururken, genel organ bağışı aile onay oranı %23,9 (n=440) olarak saptanmıştır. Adli olgularda ailelerin organ bağışına onay verme oranı (%45, n=180), adli olmayan olgulara (%18,1, n=260) kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0,001).Sonuç: Son on yılda tespit edilen beyin ölümü olgularının yaklaşık beşte biri adli nitelik taşımaktadır. Sanılanın aksine, adli olgu statüsü ailelerin organ bağışı kararlarını olumsuz etkilememekte; bilakis kadavra donör havuzuna katılım oranını belirgin şekilde artırmaktadır. Adli olgular, kadavradan organ verici havuzunun genişletilmesi açısından önemli bir potansiyel kaynak oluşturmaktadır.