Hülya ÇELİK ÖZDEMİR, Esra USLU
Genel Tıp Dergisi - 2026;36(2026):1-7
Amaç: Ergenlik dönemi, biyolojik ve sosyal değişimlerin uyku düzenlerini etkilediği hassas bir gelişim aşamasıdır. Bu dönemde uyku zamanının gecikmesi, bireyin biyolojik saati ile sosyal saat arasındaki uyumsuzluk anlamına gelen sosyal jetlag durumuna yol açabilir. Bu durum çeşitli olumsuz sağlık sonuçlarıyla ilişkili olduğu bilinmektedir. Ancak, ruh sağlığı açısından önemli bir koruyucu unsur olan psikolojik dayanıklılık ile sosyal jetlag arasındaki ilişki yeterince araştırılmamıştır. Bu kapsamda çalışmanın amacı adölesanlarda kronotip, psikolojik dayanıklılık ve sosyal jetlag arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı nitelikteki bu çalışma, Nisan 2022 ile Haziran 2022 tarihleri arasında toplam 398 lise öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, Çocuklar İçin Sabahçıl-Akşamcıl Ölçeği ile Çocuk ve Gençler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Sosyal jetlag süresi, ilgili literatürde tanımlanan formül kullanılarak hesaplanmıştır. Bulgular: Adölesanların ortalama sosyal jetlag süresi 2,07 +/- 1,17 saat olarak bulunmuştur. Katılımcıların yüzde 51,8'inde sosyal jetlag süresi 2 saat ve üzerinde ölçülmüştür. Akşam kronotipi eğilimi arttıkça (r = -0,386; p < 0,001) ve psikolojik dayanıklılık düzeyi azaldıkça (r = -0,151; p < 0,003) sosyal jetlag süresinin arttığı belirlenmiştir. Sosyal jetlag süresi 2 saat ve üzerinde olan adölesanlar, daha yüksek düzeyde akşam kronotipi eğilimi göstermiş (p < 0,001) ve daha düşük psikolojik dayanıklılık düzeyine sahip olmuştur (p < 0,031). Dokuzuncu, onuncu ve on birinci sınıflarda öğrenim gören öğrenciler, akşam yönelimli kronotipe sahip olmak (beta = -0,079; p < 0,001) ve düşük psikolojik dayanıklılık düzeyine sahip olmak (beta = -0,013; p = 0,042) sosyal jetlag süresini artıran faktörler olarak belirlenmiştir. Sonuç: Akşam yönelimli kronotip eğilimi, düşük psikolojik dayanıklılık düzeyi ve daha düşük sınıf seviyelerinde öğrenim görmek, adölesanlarda sosyal jetlag yaşama riskini artıran önemli faktörlerdir. Elde edilen bulgular, hemşirelik uygulamalarında sosyal jetlag durumunun erken dönemde tanılanmasının, sağlıklı uyku alışkanlıklarının desteklenmesinin ve psikolojik dayanıklılığı artırmaya yönelik müdahalelerin geliştirilmesinin adölesan sağlığının korunması ve desteklenmesi açısından büyük önem taşıdığını göstermektedir.