ADVERS REAKSİYONLARIN BİLDİRİLMESİNDE SOSYAL MEDYANIN KULLANIMINA DAİR HALKIN VE FARMAKOVİJİLANS ÇALIŞANLARININ BAKIŞ AÇILARINI DEĞERLENDİREN KARMA YÖNTEMLİ ÇALIŞMA

Müberra Devrim GÜNER, Perihan Elif EKMEKCİ, Bengü AKGÖK, Ayça ÖZSİPAHİ, Gizemnur DEMİR

Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;28(1):25-35

Department of Medical Pharmacology, Faculty of Medicine, Kırıkkale University, KIRIKKALE, TÜRKİYE

 

Amaç: Nadir advers ilaç reaksiyonları (ADR'ler) klinik çalışmalarda sıklıkla tespit edilemediğinden, pazarlama sonrası izlem (post-marketing gözetim) büyük önem taşımaktadır. Yerleşik farmakovijilans (FV) sistemlerine rağmen ADR bildirimi yetersiz kalmaktadır. Sosyal medya (SM), ADR bildirimini artırmak için potansiyel bir araç olarak öne çıkarken, entegrasyonu etik ve pratik endişeleri de beraberinde getirmektedir. Gereç ve Yöntemler: Bu karma yöntemli çalışma, hastaların, bakım verenlerin ve farmakovijilans profesyonellerinin (FVP'ler) ADR bildirimi ve FV faaliyetlerinde SM'nin kullanımı konusundaki bilgi, tutum ve etik bakış açılarını değerlendirmiştir. Bulgular: 707 katılımcıdan yalnızca %3,68'i ulusal FV sistemleri hakkında tam bilgiye sahipti ve çoğu daha önce hiç ADR bildirmemişti. Bildirimde bulunmamanın başlıca nedenleri arasında bildirim sürecine dair belirsizlik, geri bildirim eksikliği ve sürecin karmaşık algılanması yer aldı. SM tercih edilen bir bildirim kanalı olmasa da, katılımcılar SM'nin hem destek hem de yanlış bilgi kaynağı olabilecek ikili doğasını kabul ettiler. Odak grup görüşmeleri bu bulguları pekiştirmiş ve veri gizliliği, bilgilendirilmiş onam ve içerik doğrulama gibi etik güvencelerin önemini vurgulamıştır. Sadece 51 FVP çalışmaya katılmıştı ve çoğu sınırlı ADR bildirimi deneyimine sahipti. Tüm tereddütlere rağmen, her iki grup da uygun şekilde tasarlanmış ve denetlenen SM araçlarının farkındalık yaratma, iletişimi kolaylaştırma ve veri toplamayı geliştirme yoluyla FV'ye katkı sağlayabileceğini kabul etmiştir. Sonuç: SM, ADR izleme, iletişim ve halk eğitimi açısından giderek daha fazla gerçek dünya verisi kaynağı olarak kabul edilmektedir. Yanlış bilgi, gizlilik endişeleri ve bildirim kalitesi gibi zorluklara rağmen, katılımcılar SM'nin FV çalışmalarını güçlendireceğini öngörmektedir. FV sistemlerine ilişkin farkındalığın düşük olması ve bildirimlerin yetersizliği, daha geniş kapsamlı halk eğitimi ihtiyacına işaret etmektedir. SM'nin FV faaliyetlerinde etkili kullanımı dikkatli bir tasarım, etik denetim ve paydaşların aktif katılımını gerektirmektedir.