Murat MERT, Yusuf EROGLU
Journal of Social and Analytical Health - 2026;6(2):73-84
Amaç: Afet kurbanlarının kimliklendirilmesi (Disaster Victim Identification, DVI), doğal, teknolojik veya insan kaynaklı kitlesel ölüm olaylarının ardından kimliğin belirlenmesi amacıyla ölüm sonrası (postmortem) bulguların ölüm öncesi (antemortem) bilgilerle karşılaştırılarak uzlaştırılmasını içeren multidisipliner bir süreçtir. Adli genetik; insan kalıntılarının parçalanmış, yanmış, ileri derecede çürümüş, birbirine karışmış veya parmak izi ya da diş karşılaştırması için elverişsiz olduğu durumlarda vazgeçilmezdir. Bununla birlikte DNA analizi, tek başına bir kanıt hiyerarşisi olarak değil, bütünleşik bir kimliklendirme stratejisinin parçası olarak uygulanmalıdır. Bu derlemenin amacı, DVI ve adli genetik konusundaki daha önce hazırlanmış ve içerik bakımından örtüşen iki çalışmanın birleştirilmesi, yinelenen tarihsel bilgilerin çıkarılması ve temel kavramların güncel uluslararası kılavuzlar ile seçilmiş adli genetik literatürü doğrultusunda güncellenerek sentezlenmesidir. Gereç -Yöntem: İki kaynak makalenin birleştirilmesi, yinelenen tarihsel bilgilerin çıkarılması ve INTERPOL ile Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) kılavuzlarının yanı sıra Ağustos 2026'ya kadar PubMed'de indekslenen literatürün hedeflenmiş biçimde taranması yoluyla anlatısal bir derleme gerçekleştirilmiştir. Operasyonel standartlara, adli genetiğin temel çalışmalarına ve ileri derecede bozulmuş DNA, tek nükleotid polimorfizmleri (SNP), Hızlı DNA (Rapid DNA) uygulamaları ve etik yönetişim konularındaki güncel derlemelere öncelik verilmiştir. Bulgular: Etkili bir DVI süreci; yönetişim, benzersiz numaralandırma, delil zincirinin (chain of custody) korunması, koordineli olay yeri ve kalıntıların kurtarılması, standartlaştırılmış antemortem ve postmortem dokümantasyon, kalite güvenceli laboratuvar uygulamaları, istatistiksel değerlendirme ve bağımsız uzlaştırma süreçlerine dayanır. Güncel INTERPOL uygulamalarında parmak izi, karşılaştırmalı diş verileri ve DNA, temel kimliklendirme yöntemleri olarak kabul edilmektedir. Yeterli düzeyde bireyselleştirici özellik taşıdığında tıbbi veya radyolojik bulgular da yüksek kanıt değeri sağlayabilir. Örnek seçimi olayın özelliklerine göre belirlenmelidir. Taze doku veya kan örnekleri etkin bir seçenek olabilirken, termal hasar veya ileri derecede çürüme sonrasında dişler ve yoğun kortikal kemik çoğu zaman daha uygun örnek kaynaklarıdır. Doğrudan referans örnekleri, genellikle aile bireylerinden alınan referans örneklerine kıyasla daha güçlü kanıt sağlar. Akrabalık analizlerinde otozomal, mitokondriyal ve Y-kromozomal kalıtım özellikleri dikkate alınmalı ve kanıtın ağırlığı uygun istatistiksel yaklaşımlarla raporlanmalıdır. Yeni ve gelişmekte olan yöntemler ileri derecede bozulmuş insan kalıntılarından DNA elde edilmesini kolaylaştırabilmekle birlikte; yöntemlerin validasyonu, akreditasyon, sonuçların yorumlanması, mahremiyet ve verilerin saklanmasına ilişkin güvenlik önlemleri temel gereklilikler olmaya devam etmektedir. Sonuç: Adli genetik, planlanmış ve multidisipliner bir DVI sistemine entegre edildiğinde en yüksek etkinliğe ulaşmaktadır. Hazırlık süreçleri; birlikte çalışabilir protokollere, eğitimli ekiplerin oluşturulmasına, valide edilmiş örnekleme ve laboratuvar iş akışlarına, güvenli bilgi yönetimine ve ailelerle şeffaf iletişime odaklanmalıdır. Teknolojik hız, kanıt kalitesinin veya etik hesap verebilirliğin önüne geçmemelidir.