GERGANA FOREFA, RADOST ASENOVA, VALENTİNA MADJOVA
Düzce Tıp Fakültesi Dergisi - 2011;13(1):1-5
Amaç: Bulgaristan’ da “Aile Hekimi”nin “Kapı Bekçisi/Doktoru” gibi bir fonksiyonu kurumsal olarak gelenekselleşmemiştir. 2000 yılında sağlık sisteminin organizasyonu ve bütçe sisteminde bir reform gerçekleştirildi. Geçmişte şiddetle desteklenen kalıplar yüzünden, hastalık ve sağlığın biyolojik yönleri birinci basamak sağlık hizmetlerinde hekimler ve hastalar için hala birincil öncelikteydi. Bu araştırmanın amacı Aile Hekimlerinin sağlık problemlerinin psikolojik yönlerine dair beklentilerini ve hastaların düşüncelerini belirlemektir. Materyal ve metod: Araştırma, basılı bir anket vasıtasıyla, birinci basamak sağlık kuruluşuna ait iki poliklinik bekleme odasında beş ardışık işgününde gerçekleştirildi. Anket formu Aile Hekimleri tarafından birinci basamak sağlık kurumunda verilen hizmetin psikolojik yönlerine dair hastaların beklenti ve algılarına ait 29 kapalı uçlu soru içermekteydi. Ek olarak ta, Generalize anksiyete bozukluğu skalasını (GAD-7) içermekteydi. Araştırma periyodundaki hasta-ziyaretçilerin %60,5 (112 hasta)’i katılımcı olarak çalışmaya alındı. Bütün anket formları tümüyle dolduruldu ve veriler SSPS.16 standart istatistik paket programı yardımıyla işlendi. Bulgular: Ülkemizdeki anksiyete durumunun yaygınlığı diğer bazı ülkelerdekinden çok daha fazladır. GAD-7 skalasına göre, Aile Hekimlerinin yaklaşık 1/3’ü psikolojik desteğe gereksinim duymaktadır. Bu grupta realize edilmiş bir yardım gerekliliği %31 olup, bu hastaların %25,7’si Aile Hekimi tarafından bir uzmana sevk edilmiştir. GAD-7’den yüksek bir skor almayan hastalarda psikolojik destek ihtiyacı duyabilir. Aile hekimlerine başvuran hastaların yaklaşık %80’i kendilerine psikolojik destek verildiğini, serbest olarak soru sorulabildiği kadar, kendi düşüncelerine de saygı gösterildiğini ve kendi hissettiklerinin de tartışıldığını ifade etmişlerdir. Hastaların yalnızca %10,3’ü konsültasyonların 20 dakikadan daha uzun sürdüğünü bildirmiştir. Hastaların 1/5’i, Aile Hekiminin psikoterapist olarak yeterli olmadığını ifade etmiştir. Ancak, hastalar hekimlerine güvenmekte ve tüm incelenen hasta grubu hekiminden oldukça memnun olduğunu bildirmiştir. Sonuç: Hastaların kanaatleri, konsültasyondan beklentileri sistematik olarak incelenmelidir. Bu tip araştırmalar birinci basamak sağlık hizmetlerinin kalitesinin bir temel üzerinde artmasına katkı sağlayacaktır.