Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

AİLE HEKİMLİĞİ UYGULAMASININ BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK HİZMETLERİNE ETKİSİ: KUZEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ DEĞERLENDİRMESİ

HASAN BAĞCI, MEMET TAŞKIN EGİCİ, DİLEK ÖZTAŞ, MEHMET ZİYA GENÇER, GÖZDE NİZAMOĞLU MERCAN

Haydarpaşa Numune Medical Journal - 2021;61(2):209-216

Yüksek İhtisas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü, Ankara, Türkiye

 

GİRİŞ ve AMAÇ: Türkiye’nin Doğu bölgesi, coğrafi yapısı ve sağlık insan gücü istihdamının sürekli kılınmasındaki güçlükler nedeniyle sağlık hizmet sunumunda zorluklarla karşı karşıyadır. Bu çalışmada Aile hekimliği (AH) uygulamasının, Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’ ndeki birinci basamak sağlık hizmet (BBSH) parametreleri üzerine etkileri ve dönemsel değişimler incelenerek bölgenin sağlık düzeyine katkısının ölçülmesi amaçlanmaktadır. YÖNTEM ve GEREÇLER: Kesitsel tanımlayıcı retrospektif çalışmada İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (İBBS) kapsamında KAB ’nin illerinin açık kaynaklardan elde edilen 2008-2016 yılları arasındaki temel sağlık verileri karşılaştırılmaktadır. Hesaplamalarda Microsoft Excel 2016 programı kullanılmıştır. BULGULAR: Bölgede BBSH’ ne erişim kolaylaşmış, 2018 yılında 2008 yılına göre; hekim sayısında %26, 3 ve hemşire-ebe sayısında %24, 6, birinci basamağa başvuru sayısında ise %42 oranında artış olmuştur. Aktif çalışan aile hekimi başına düşen nüfus Türkiye’de 3.405 iken Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi 3.252 kişi olmuştur. İzlemlerde yüksek artışlar gerçekleşmiş, gebe izleminde %45, lohusa izleminde %166, bebek başına ortalama izlemde %57, çocuk başına ortalama izlemde %29 oranında artış olmuştur. Anne ölüm oranı 2008 yılında Türkiye’de yüz bin canlı doğumda 19, 4 iken KAB’ da 22, 9; 2018 yılında ise bu oran Türkiye’de 13, 6, bölgede ise 24 olarak saptanmıştır. Ülke ortalamasına göre anne ölüm oranlarının 2008 öncesine göre önemli azalma göstermesine ve yaklaşık olarak aynı oran korunmasına rağmen ülke ortalamasına göre hala yüksek olması dikkat çekmektedir. Bölgede bebek ölüm hızı 2008 yılında binde 17, 8 iken %40 azalmayla 10, 6 ya inmiştir. Beşli Karma Aşı (DaBT+IPA+Hib) oranı 2002 yılında %74; 2008 yılında %96 olarak saptanmış ve AH uygulamasının yaygınlaştığı 2010 yılında %100 oranıyla Türkiye ortalamasının üzerine çıkılmış, 2018 yılındaysa bu oran %93’e olarak gerçekleşmiş, Kızamık, Kızamıkçık ve Kabakulak (KKK) aşılama hızı da %6 azalmıştır. Sağlığa erişim ve parametrelerdeki genel iyileşmenin aksine aşılama oranlarındaki gerilemede coğrafi zorluklar, sağlık çalışanı ve yönetici devir hızının yüksek olması ve aile hekimliği öncesinde kesin kayda dayanmayan tahmini hedef nüfus belirlenmesi rol oynamış olabilir. TARTIŞMA ve SONUÇ: Sağlıkta yapılan iyileştirmeler ve sonrasında başlatılan AH uygulamasıyla hizmet entegrasyonunun sağlanması, sağlık personelinin dengeli istihdamı sonucunda sağlık hizmetlerine erişim ve temel sağlık göstergelerinin yükseltilmesi açısından genel olarak olumlu sonuçlar alındığı görülmektedir. Bölgede anne ölümleri ve bağışıklama konusunda daha dikkatli olunmalıdır. BBSH bakım kalitesinin sürdürülebilirliği açısından AH başına düşen nüfus azaltılmalı, uzmanlaşmaya ağırlık verilmeli; kronik hastalıkların erken teşhisi ve yönetimine imkân veren bir yapıda, birinci basamakta farklı disiplinleri bir araya getiren bütünleşik sağlık bakım modelleriyle aile hekimliği desteklenmelidir. Yaklaşık 15 yıldır ülkemizde uygulanan Aile hekimliği uygulaması sürekli iyileştirmelerle ihtiyaçlara göre güncellendiği taktirde ülkemiz sağlığı ile ilgili olarak geleceğe dair umut vermektedir.