Abdullah DOGAN, Gulsum Gamze ACEMOGLU ASLAN, Hacer DOGAN, Sedat YILMAZ
Ulusal Romatoloji Dergisi - 2026;18(1):31-36
Amaç: Akdenize komşu ülkelerde yaygın görülen Ailevi Akdeniz ateşi (AAA) diğer kronik enflamatuvar romatolojik hastalıklar gibi düzenli takip gerektirmektedir. Hastalığın tedavi ve takibinde aksamaların olması önemli morbiditelerle sonuçlanabilmektedir. Biz de bu çalışmada, hastanemizde takipli AAA hastalarının takipten çıkma nedenlerini ve bu hastaların demografik, klinik özelliklerini araştırdık. Yöntem: Çalışmaya 10.09.2016-10.09.2022 aralığında romatoloji polikliniğine başvuran ve bir yıldan uzun süre poliklinik kontrolüne gelmemiş AAA hastaları alındı. Yedi yüz elli sekiz hastadan takipten çıkmış 306 hasta telefon ile arandı. Hastalara kontrole gelmemelerinin muhtemel nedenleri soruldu. Ardından hastalar randevusuz olarak poliklinik kontrollerine davet edildi. Hastaların klinik ve demografik özellikleri kaydedildi. İlaç tedavi uyumu için modifiye Morinsky ölçeği (MMÖ)-motivasyon ve MMÖ-bilgi düzeyi ölçeği kullanıldı. Takipsiz olanlar ile dış merkez takipli hasta gruplarının karşılaştırması yapıldı. Veri analizleri için SPSS Versiyon 22.0 kullanıldı. P<0,05 değeri istatiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Ulaşılabilen 176 (%58) hastadan 74'ünün dış merkezlerde takipli, 93 hastanın ise takipsiz olduğu öğrenildi. Tüm hastaların yaş ortalaması 39,44+/-11,92 yıl olup %55,1'i kadındı. Takipsiz olan hastaların %92,5'i şehir merkezinde, kalanı kırsalda ikamet ediyordu. Hastaların %87'sinde hastalık süresi 5 yıldan daha uzundu. Takipsiz hastaların çoğu üniversite (%48,1) ve lise mezunu (%31,2) idi. Hastaların takibe gelmemelerinin en sık nedeni "ihmal (%28)" ve "randevu bulamama (%25,8)" idi. Hastaların çoğu 1-3 yıl takipsiz kalmıştı. Takipsiz hastalarda atak sırasında en çok karın ağrısı (%84,9) kliniği görülmüştü. MMÖ-motivasyon, MMÖ-bilgi düzeyi ve tanıda hastanın takip gerekliliği hakkında bilgilendirilmesi değişkenlerinin takipsizlik durumuyla istatiksel olarak anlamlı ilişkisi olduğu görüldü (p<0,05). Sonuç: Çalışmamızda takipsiz AAA hastalarının eğitim durumlarının yüksek olduğu halde takipsizlik nedeninin en sık "ihmal" olması eğitimli hastaların dahi hastalığın tedavi/takibi konusunda yeterli bilgilendirilmesinin önemini ortaya koymuştur.