AKADEMİK SINAVLARDA STRES TEPKİLERİNİN GİYİLEBİLİR SENSÖR VERİLERİYLE BÜTÜNCÜL ANALİZİ

Hasan KAZDAĞLI, Hasan Fehmi ÖZEL

Anatolian Journal of General Medical Research - 2026;36(2):132-141

İzmir University of Economics Vocational School of Health Services, Department of Medical Services and Techniques, İzmir, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, akademik sınavlar sırasında giyilebilir sensörlerle elde edilen kalp hızı değişkenliği (HRV) ve elektrodermal aktivite (EDA) verilerini kullanarak öğrencilerin fizyolojik stres tepkilerini ve bu tepkilerin akademik başarıyla ilişkisini bütüncül olarak analiz etmektir. Yöntem: Bu çalışmada, PhysioNet'te açık erişimli olarak sunulan wearable exam stress dataset kullanıldı. On üniversite öğrencisinin üç sınav oturumu (ara sınav1, ara sınav2 ve final) sırasında giyilebilir Empatica E4 bilekliği ile kaydedilen HRV ve EDA verileri analiz edildi. HRV parametreleri [düşük frekans (LF), yüksek frekans (HF), LF/HF] ve EDA'nın tonik-fazik bileşenleri çıkarıldı; oturumlar arası farklar Mann-Whitney U testi ile, notlarla ilişkiler ise Spearman korelasyonu ile değerlendirildi. Ayrıca bireysel değişkenlik ve HRV-EDA ilişkileri de oturum bazında incelendi. Bulgular: HRV parametrelerinden LF gücü (p=-0,440, p=0,015) ve LF/HF oranı (p=-0,363, p=0,048) akademik başarıyla anlamlı düzeyde negatif korelasyon gösterdi. EDA ortalama değerleri oturumlar arasında anlamlı farklılık göstermedi (p>0,7); ancak fazik bileşenler ara sınav 2 oturumunda artmış uyarılma düzeylerini yansıttı. EDA ile notlar arasında ara sınav 1'de negatif (p=-0,552) ve final oturumunda pozitif yönde orta düzeyde (p=0,406) korelasyon gözlendi. HRV ve EDA verilerinin birlikte incelenmesi, özellikle ara sınav 2'de otonom düzensizlik ile ani stres tepkilerinin birlikte seyrettiğini gösterdi. Sonuç: Bu bulgular, akademik sınavların öğrencilerde heterojen otonom sinir sistemi yanıtlarıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. HRV ve EDA'nın bütüncül olarak değerlendirilmesi, stres tepkilerinin hem grup hem de bireysel düzeyde daha kapsamlı biçimde tanımlanmasına katkı sağlamaktadır. Giyilebilir sensörlerden elde edilen fizyolojik veriler, akademik ortamlarda stres izlenmesine yönelik gelecekteki araştırmalar ve bireyselleştirilmiş destek yaklaşımlarının geliştirilmesi için yararlı bir çerçeve sunabilir.