AKADEMİK YAŞAMDA İYİLİK HALİ: KAVRAMSAL ÇERÇEVE, TERMİNOLOJİ VE TIP EĞİTİMİ AÇISINDAN STRATEJİK ÖNEMİ

Duygu Demirbaş KESKİN, Demet KOÇ, Levent ALTINTAŞ

Tıp Eğitimi Dünyası - 2026;25(76):45-55

Acibadem Mehmet Ali Aydinlar University Graduate School of Health Sciences, Istanbul, TÜRKİYE

 

Amaç: Akademik ortamlarda artan tükenmişlik, kronik stres ve psikolojik zorlanma düzeyleri, iyilik halini tıp eğitiminde önemli bir tartışma konusu haline getirmiştir. Ancak iyilik hali kavramına ilişkin kavramsal uzlaşı eksikliği, well-being ve wellness gibi kuramsal olarak farklı kavramların birbirinin yerine kullanılmasına (ve Türkçede well-being karşılığı olarak "iyilik hali", "iyi oluş" ve "refah" gibi farklı terimlerin kullanılmasına) yol açarak ortak bir terminolojinin oluşturulmasını güçleştirmiştir. Bu derlemenin amacı, akademik yaşamda iyilik hali kavramını tıp eğitimi bağlamında ele almak, ilişkili terminolojiye açıklık kazandırmak ve bu kavramın eğitim kalitesi, hasta güvenliği ve kurumsal sürdürülebilirlik açısından stratejik önemini tartışmaktır. Yöntem: Bu çalışma geleneksel derleme yöntemiyle hazırlanmıştır. Literatür, PubMed ve TR Dizin veri tabanlarında yapılan taramalar ile kaynakçaların manuel incelenmesi ve ilgili gri literatürün değerlendirilmesi yoluyla belirlenmiştir. Taramalarda iyilik hali, tıp eğitimi, akademik yaşam, öğrenci iyilik hali ve öğretim üyesi iyilik hali anahtar kelimeleri ve bunların kombinasyonları kullanılmıştır. Nisan 2026'ya kadar erişilebilen kaynaklar; tıp eğitiminde iyilik halinin kavramsallaştırılması, terminolojisi, kuramsal temelleri, ölçüm yaklaşımları ve kurumsal yansımalarına katkıları dikkate alınarak seçilmiştir. Bulgular: Literatür, akademik yaşamda iyilik halinin yalnızca tükenmişliğin yokluğu ile açıklanamayacağını, çok boyutlu ve dinamik bir yapı olduğunu göstermektedir. Bu çok boyutluluk, iyilik halinin hem hedonik (öznel iyi oluş, yaşam doyumu) hem de eudaimonik (anlam, amaç, gelişim) boyutları birlikte içermesiyle açıklanmaktadır. Çalışmalarda iyilik hali çoğunlukla doğrudan bütüncül bir yapı olarak değil; tükenmişlik, stres, depresyon veya yaşam doyumu gibi alt boyutlar üzerinden değerlendirilmektedir. Bu durum ölçüm araçlarında heterojenliğe yol açarak bulguların karşılaştırılmasını güçleştirmektedir. Ayrıca birçok çalışmada kavramsal çerçevenin açık şekilde tanımlanmamış olması, sonuçların yorumlanmasını sınırlamaktadır. Bu tablo, akademik yaşamda iyilik halinin yalnızca bireysel bir durum olarak değil; iş yükü, liderlik, öğrenme ortamı ve kurumsal kültür gibi yapısal faktörlerin etkileşimiyle şekillenen çok boyutlu bir yapı olarak ele alınması gerektiğini göstermektedir. Sonuç: Akademik yaşamda iyilik hali, yalnızca bireysel iyi oluşu değil; eğitim kalitesini, mesleki gelişimi ve kurumsal sürdürülebilirliği doğrudan etkileyen çok boyutlu bir kavramdır. Bu nedenle, iyilik halinin ele alınmasında kavramsal çerçevenin netleştirilmesi, terminolojinin daha tutarlı kullanılması ve bireysel ile kurumsal düzeyleri birlikte kapsayan bütüncül yaklaşımların geliştirilmesi önem taşımaktadır.