Nilüfer YİĞİT, Hilal ARGÜNER, Sevin BAŞER, Hande ŞENOL, Gamze GÖKÖZ, Ümit AYDOĞMUŞ, Ferda BİR, Aziz GÜLTEKİN
Tuberculosis and Thorax - 2026;74(1):32-42
Giriş: Akciğer adenokarsinomu, prognozu ve tedavi yanıtını etkileyen farklı moleküler profiller ile karakterize heterojen bir malignitedir. Genetik değişiklikleri öngörebilecek noninvaziv görüntüleme belirteçlerinin belirlenmesi, erken tanı ve kişiselleştirilmiş tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Materyal ve Metod: Bu retrospektif çalışmada, başlangıç 18F-florodeoksiglukoz pozitron emisyon tomografisi/bilgisayarlı tomografi (18F-FDG PET/BT) görüntülemesi ve moleküler mutasyon analizi yapılmış 225 akciğer adenokarsinomu hastası değerlendirildi. Tümör metabolik aktivitesi, primer lezyonun maksimum standart tutulum değeri (SUVmax) kullanılarak ölçüldü. Maksimum standart tutulum değeri ile epidermal büyüme faktörü reseptörü, anaplastik lenfoma kinaz (ALK), ROS proto-onkogen 1 reseptör tirozin kinaz (ROS1), Kirsten rat sarkoma viral onkogen homologu mutasyonları ve programlanmış ölüm ligandı-1 (PD-L1) ekspresyonu arasındaki ilişki analiz edildi. Bulgular: Epidermal büyüme faktörü reseptörü mutasyon pozitif tümörlerde SUVmax değerleri, mutasyon negatif olgulara kıyasla anlamlı derecede daha düşük bulundu. Buna karşılık, PD-L1 pozitif tümörler daha yüksek SUVmax değerleri ile ilişkiliydi. Maksimum standart tutulum değeri ile ALK veya ROS1 değişiklikleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Sonuç: 18F-florodeoksiglukoz pozitron emisyon tomografisi/bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilen tümör metabolik aktivitesi, akciğer adenokarsinomunun belirli moleküler özelliklerini yansıtabilir. Pozitron emisyon tomografisi/bilgisayarlı tomografiden elde edilen metabolik parametreler bazı genetik değişikliklerin noninvaziv göstergeleri olarak kullanılabilir ve bireyselleştirilmiş tedavi planlamasına katkı sağlayabilir. Bu bulguların doğrulanması ve klinik uygulanabilirliğinin netleştirilmesi için prospektif çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır.