AKCİĞER KANSERİNİN EVRELEMESİNDE PET/BT VE İNVAZİV EVRELEMENİN PATOLOJİK EVRELEME İLE KARŞILAŞTIRILMASI: 240 OLGUNUN ANALİZİ

KADİR BURAK ÖZER, EKİN EZGİ CESUR, ATTİLA ÖZDEMİR, FATMA TUĞBA ÖZLÜ, SEVDA ŞENER CÖMERT, RECEP DEMİRHAN

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2018;29(1):1-7

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniği, İstanbul

 

GİRİŞ ve AMAÇ: Akciğer kanseri tanısı sonrası tümörün yayılımının ve mediastinal lenf nodlarının tutulumunun belirlenmesi; tümör evresinin ve operabilitenin ortaya konması açısından önem taşımaktadır. Çalışmamızda kliniğimizde ameliyat edilen 240 akciğer kanserli olgunun, pozitron emisyon tomografi/bilgisayarlı tomofrafi (PET/BT) bulguları ile invaziv evreleme yöntemlerini, patolojik evreleme ile karşılaştırarak, bu yöntemlerin lenf nodu metastazını göstermedeki etkinliğini belirlemeyi amaçladık. YÖNTEM ve GEREÇLER: Haziran 2013–Haziran 2016 tarihleri çalışmaya alınan 240 hastanın PET/BT incelemesinde 60 hastada gerçek pozitif, 45 hastada yalancı pozitif, 103 hastada gerçek negatif, dört hastada ise yalancı negatif sonuç saptandı. Yapılan univariant analiz sonucu sağ üst lob yerleşimli tümörlerde (p=0.01) gizli N2 hastalık insidansı istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu. BULGULAR: Değerlendirmeye alınan 240 hastanın 160’ına EBUS, 80’ine mediastinoskopi yapıldı. EBUS’un patoloji incelemelerinde 22 hastada gerçek pozitif, 120 hastada gerçek negatif, 18 hastada ise yalancı negatif sonuç saptandı. Mediastinoskopisi yapılan 80 hastanın patoloji sonuçlarının karşılaştırılmasında; sekiz hastada gerçek pozitif, 64 hastada gerçek negatif, sekiz hastada ise yalancı negatif sonuç saptandı. Spesifite oranları yüksek olan mediastinoskopinin doğruluk oranları EBUS ile yakın olarak bulundu. TARTIŞMA ve SONUÇ: Çalışmamızın sonucunda evreleme yöntemleri arasında EBUS ve mediastinoskopi, yüksek spesifite ve doğruluk oranlarıyla ön plana çıkmaktadır. Ancak mediastinoskopinin halen daha altın standart yöntem olduğunu düşünmekteyiz. Hem prognozu tayin etme hem de tedavi protokolünü uygulama açısından hastaların gerçek evresinin belirlenmesi için, rezeksiyon yapılan hastalara total mediastinal lenf nodu disseksiyonu yapılması gerektiği kanaatindeyiz.