RECEP DEMİRHAN, ALPASLAN MAYADAĞLI, İRFAN SANCAKLI, NAGEHAN ÖZDEMİR, MAHMUT GÜMÜŞ, CEM PARLAK, NESRİN KIRAL, FERİHA TEMİZEL, BÜLENT ARMAN
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2006;17(2):82-88
Akciğer kanserlerinde cerrahi tedavi, uzun bir sağkalım ve kürabilite sağlama açısından önemli bir seçenektir. Hastanemizin Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Kliniklerinde 2004-2007 yılları arasında 396 hastaya akciğer kanseri tanısı kondu. Ancak bu hastaların sadece 45‘ine (%11.3) cerrahi tedavi uygulanabildi. Hastaların 2‘si kadın, 43‘ü erkek ve ortalama yaş 61 (38-74) idi. Ameliyat öncesi dönemde hastaların 28‘inde (%62.3) fiber optik bronkoskopi ile, 4‘ünde (%8.8) rijit bronkoskopi ile, 7‘sinde (%15.5) transtorasik iğne aspirasyon biyopsisi ile, 6‘sında (%13.5) ise açık akciğer biyopsisi ile tanı konuldu. Ameliyat öncesi histopatolojik inceleme ile 38 hastaya küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK), bir hastaya küçük hücreli akciğer kanseri tanısı kondu. Altı hastada ise KHDAK tanısı açık akciğer biyopsisi ile kondu. Evrelendirme amacı ile 41 hastaya (%91) mediastinoskopi ve ek olarak 5 hastaya (%11.1) anterior mediastinotomi yapıldı. Mediastinoskopi ile iki hastada mediastinal tutulum (N2 +) saptandı. Rezeksiyon olarak en sık lobektomi (%62.3) yapıldı. Ameliyat sonrası histopatolojik tanı olarak en sık epidermoid karsinom rapor edildi. Serimizdeki 5 hastada (%11.1) ameliyat sonrası dönemde komplikasyon meydana gelirken, 3 hastada mortalite (%6.6) gözlendi. Serimizdeki hastaların ameliyat sonrası izlem süresi ortalama 18 aydır. Ameliyat edilen evre I ve evre II akciğer kanserli hastaların bu süreyi sorunsuz geçirdikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, KHDAK‘de özellikle evre I ve evre II akciğer kanserlerinde cerrahi rezeksiyon önerilen en iyi tedavi seçeneğidir.