Alper TABUR, Ayhan TABUR
İzmir Göğüs Hastanesi Dergisi - 2025;39(2):26-35
Amaç: Akciğer kanseri, dünya genelinde kansere bağlı morbidite ve mortalitenin önde gelen nedenlerinden biridir. Demografik ve klinik özelliklerin anlaşılması, hastalık yükünün öngörülmesi ve sağlık hizmeti planlaması açısından önemlidir. Komplikasyonlar sıklıkla acil servislere (AS) yansımakta olup, burada hızlı tanı ve triyaj kritik bir rol oynamaktadır. Toraks cerrahisi ile acil tıp perspektiflerinin entegrasyonu, akut bakımın güçlendirilmesine katkı sağlayabilir. Gereç ve Yöntem: Bronş ve akciğerin malign neoplazmları (ICD-10 C34) tanısı konmuş 2.631 hasta, onkoloji ve yatan hasta servislerinde retrospektif olarak analiz edildi. Demografik veriler, tanı dağılımları, hizmet ve hasta kategorisine göre başvuru özel likleri ile zamansal eğilimler incelendi. İstatistiksel analizlerde ki-kare testi ve t-testi kullanıldı; anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Kohort 2.069 erkek (%78,6) ve 562 kadından (%21,4) oluşuyordu. Ortalama yaş erkeklerde 63,6, kadınlarda 58,3 idi (t=9,41, p<0,001). İlk başvurular erkeklerde 24, kadınlarda 30 yaşında görüldü. En yüksek sıklık 60-74 yaş grubunda (%57,3) iz lendi. Hastaların çoğu ayaktan (%98,4) yönetildi; başvuruların %80'inden fazlası onko loji polikliniklerineydi. Yatan hastaların %50,5'i medikal onkolojiye, %24,8'i ise dahiliye servislerine yatırıldı. Tanı kodlamasında olguların %89,2'si C34.9 (bronş/akciğer ma lign neoplazmı, tanımlanmamış) olarak sınıflandırıldı. Tüm tanı kategorilerinde erkek baskınlığı anlamlıydı (chi²=39.24, p<0,001). Sonuç: Çalışmada erkek baskınlığı, ileri yaşlarda yoğunlaşma ve ayaktan onkoloji başvurularının fazlalığı dikkat çekmiştir. Kodlama sistemlerinin geliştirilmesine yöne lik gereksinimler belirgin bulunmuştur. Onkolojik acillerin, acil tıp uygulamalarında merkezi bir rol oynamasına rağmen beklenenden daha az başvuruya yansıdığı gö