AKCİĞER REZEKSİYONU UYGULANAN HASTALARDA ELEKTRONİK SİGARA KULLANIMININ PERİOPERATİF SONUÇLARA ETKİSİ

Tuğçe KAPLAN, Ahmet Kayahan TEKNECI, Tevfik İlker AKÇAM

İzmir Göğüs Hastanesi Dergisi - 2026;40(1):1-6

Department of Thoracic Surgery, Ege University Faculty of Medicine, Izmir, Türkiye

 

Elektronik sigara kullanımındaki hızlı artış, akciğer rezeksiyonu uygulanan hasta popülasyonunda yeni ve yeterince tanımlanmamış perioperatif riskler ortaya çıkarmaktadır. Buna rağmen, e-sigaranın cerrahi sonuçlara etkisine ilişkin klinik kanıtlar hâlen sınırlıdır. Mevcut veriler, toplumda yaygın olan "daha güvenli" algısına rağmen, e-sigara aerosollerinin solunum sistemi, immün yanıt ve sistemik inflamasyon üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu göstermektedir. Oksidatif stres artışı, mukosilier klirens bozukluğu, hava yolu inflamasyonu ve immün disfonksiyon gibi mekanizmalar, postoperatif pulmoner komplikasyon riskinde artış ile ilişkilendirilmektedir. Ayrıca nikotine bağlı vazokonstriksiyon ve azalmış doku perfüzyonu, yara iyileşmesini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu etkiler, özellikle akciğer rezervinin sınırlı olduğu akciğer rezeksiyonu hastalarında daha belirgin klinik sonuçlara yol açabilir. Perioperatif süreçte e-sigara kullanımı, modifiye edilebilir bir risk faktörü olarak değerlendirilmelidir. Enhanced Recovery After Surgery (ERAS) protokolleri kapsamında erken mobilizasyon, etkin ağrı yönetimi ve solunum egzersizleri gibi kanıta dayalı yaklaşımlar, bu hasta grubunda postoperatif pulmoner komplikasyonların azaltılmasında önemli rol oynamaktadır. Bu süreçte hasta bakımı; hasta eğitimi, sigara bırakma danışmanlığı ve bakımın koordinasyonu açısından kritik bir yer tutmaktadır. Sonuç olarak, e-sigara kullanımı akciğer rezeksiyonu uygulanan hastalarda perioperatif risk profilini etkileyebilecek önemli bir faktör olup klinik değerlendirme süreçlerine sistematik olarak dahil edilmelidir. Bu derleme, e-sigara kullanımının cerrahi risklerini vurgulayarak perioperatif hasta bakımına yönelik farkındalık ve kanıta dayalı yaklaşım geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu alandaki kanıt eksikliğinin giderilmesi için prospektif ve cerrahi odaklı klinik çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.