Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

AKROMEGALİ HASTALARINDA DEPRESYON, ANKSİYETE, BEDEN ALGISI VE CİNSEL İŞLEVLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Rümeysa Ayşe GÜLLÜLÜ, Özen ÖZ GÜL, Yasemin AYDOĞAN ÜNSAL, Anıl MUŞTUCU, Güven ÖZKAYA, Selçuk KIRLI

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;52(1):0-0

Bursa Uludag University Faculty of Medicine, Department of Psychiatry, Bursa, Türkiye

 

Akromegali, somatik şekil bozukluklarına ve hormonal değişikliklere yol açabilen kronik bir hastalıktır. Bu çalışmanın amacı, akromegali tanılı hastalarda depresyon ve anksiyete düzeylerini, beden imajını ve cinsel işlev bozukluklarını incelemek ve kontrol grubuyla karşılaştırmaktır. Endokrinoloji Polikliniği'nde takip edilmekte olan 52 akromegali hastası ve 51 sağlıklı birey çalışmaya dâhil edilmiştir. Katılımcılar kesitsel olarak bir kez değerlendirilmiş; Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), Beden İmajı Ölçeği (BİÖ) ve Golombok-Rust Cinsel Doyum Ölçeği (GRCDÖ) ile ölçümler yapılmıştır. Akromegali hastalarının GRCDÖ toplam, ilişki sıklığı, tatminsizlik, empotans ve erken boşalma alt ölçek puanları kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Cinsel işlev bozuklukları ileri yaş, kadın cinsiyet, işsizlik, menopoz durumu ve eşlik eden diabetes mellitus varlığı ile ilişkili bulunmuştur. Hasta ve kontrol grupları arasında depresyon ve anksiyete düzeyleri açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır. Akromegali hastalarında beden algısının belirgin şekilde daha bozulmuş olduğu ve bu bozulmanın daha yüksek depresyon ve anksiyete düzeyleri ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Ölçek puanları hastalık aktivitesine göre farklılık göstermemiştir. Tek değişkenli analizlerde GRISS toplam puanı ile IGF-1 ve serbest T4 düzeyleri arasında ters yönde ilişkiler saptanmış olmakla birlikte, çok değişkenli analizlerde IGF-1 düzeyleri cinsel işlev bozukluğu ile bağımsız olarak ilişkili bulunmamıştır. Sonuç olarak, akromegali hastalarının ruhsal bozukluklar ve cinsel işlev bozuklukları açısından riskli bir grup olduğu göz önünde bulundurularak, takip süreçlerinde bu hastaların psikopatoloji ve cinsel işlevler açısından rutin olarak sorgulanması önerilmektedir.