EMEK TOPUZ DİLEK TÜZÜN ÜMİT NUR ÖZBAY MURAT ŞAHİN
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2023;18(2):87-92
Amaç: Akromegali, genellikle hipofiz adenomu tarafından salgılanan otonom büyüme hormonu (BH) fazlalığı ile giden bir hastalıktır. Akromegalide mortalitenin ana nedeni serebrovasküler, kardiyovasküler, solunum olayları ve malignitelerdir. Nötrofil/lenfosit oranı (NLR), monosit/lenfosit oranı (MLR), eritrosit dağılım genişliği (RDW) ve trombosit dağılım genişliği (PDW), Delta nötrofil indeks (DNİ) popüler inflamasyon markerlarıdır. Bu çalışmada akromegali hastalarında tedavi öncesi ve sonrasında IGF-1, BH, DNİ, NLR, MLR, RDW ve PDW parametrelerini inceleyerek değerlendirmeyi ve akromegali tedavisinin bu parametreler üzerindeki etkisini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Hastanemiz Endokrinoloji polikliniğinde Nisan 2014 -Şubat 2022 yıllarında takip ve tedavi edilen akromegali hastalarının dosyalarından ve hastane kayıtlarından yaş, cinsiyet, ek hastalıkları, kullandığı ilaçlar, tam kan sayımı, böbrek fonksiyon testleri, karaciğer fonksiyon testleri, patoloji sonuçları, tümör boyutları, ek komorbiditelerini kaydederek sonuçlarını değerlendirdik. Tedavi öncesi ve sonrasında rutin olarak elde edilmiş olan IGF-1, BH, DNİ, NLR, MLR, RDW ve PDW düzeylerini inceleyerek karşılaştırdık. Bulgular: Çalışmaya alınan toplam 26 hastanın, 12 si kadın (%46), 14 ü erkek (%53) idi. Hastaların yaşları 25 ile 79 (ortalama: 53.73±16.21 ) arasındaydı. Hastaların 11 tanesinin (%42) tip 2 diyabetes mellitus, 9 tanesinin (%34) hipertansiyon tanısı mevcuttu. Hastaların cerrahi öncesi aktif hastalık döneminde ve cerrahi sonrası kür olan hastaların 6. aydaki değerleri ile cerrahi sonrası remisyona girmeyen medikal tedavi alan hastaların, tedavi sonrası BH, IGF-1, NLR, DNI, PDW, RDW değerlerinde tedavi öncesi değerlere göre istatistiksel olarak anlamlı düşüş izlendi. M/L oranında da tedavi sonrası değerler tedavi öncesi değerlere göre düşmüştü fakat istatiksel olarak anlamlı değildi. Akromegali hastalarında tanı anındaki IGF-1 düzeyi ile NLR, RDW, PDW arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı. Sonuç: Akromegalide kardiyovasküler hastalık sıklığı ve kardiyovasküler risk faktörleri artmıştır. Akromegali hastalarında dolaşımdaki inflamatuar belirteçlerin düzeyleri ve bunların tedaviyle ilişkisi üzerine yapılan çalışmalar çelişkilidir. Bizim çalışmamızda GH, IGF-1, NLR, DNI, PDW, RDW değerlerinde tedavi öncesinde tedavi sonrasına göre yüksek değer saptanmıştır. Yüksek seviyelerde IGF-1’e uzun süreli maruz kalmanın, NLR gibi inflamutuar belirteçlerde artış ve aterosklerotik riskte artma ve buna bağlı olarak artmış kardiyovasküler riske de yol açabileceğini düşündürmektedir. Kontrolsüz hastalığa bağlı subklinik inflamasyondaki artışlar, akromegali hastalarında artan morbidite ve mortaliteye katkıda bulunabilir. Bu nedenle akromegalide erken tanı ve tedavi çok önemlidir.