F SEMA OYMAK, ALİ ÜNAL, MUSTAFA ÇETİN, İNCİ GÜLMEZ, RAMAZAN DEMİR, MUSTAFA ÖZESMİ
Journal of Clinical Practice and Research - 1998;20(1):70-74
Aktive protein-C rezistansı (APCR), trombofili nedeni olarak son yıllarda açıklanmış bir antitedir. Predispozan nedeni bulunamayan, 45 yaşın altında olan hastalardaki tromboembolik hastalıkların %50'ye yakınının nedenini açıklayabilir. Burada APCR 'ye bağlı tekrarlayan tromboembolileri olan bir erkek hasta sunulmaktadır. Bir yıl önce immobilizasyona ihtiyaç gösteren bir diz travmasından sonra, sol ayağında derin ven trombozu gelişen ve buna bağlı olarak pulmoner tromboembolisi (PTE) saptanan 28 yaşındaki erkek hasta, oral antikoagulan tedavi ile taburcu edilmişti. Hasta tekrarlayan PTE ile yeniden başvurdu. Yapılan tetkiklerle vaskülitle seyreden hastalıklar, antifosfolipit-A sendromu, kollajen doku hastalıkları ekarte edildi. Hastada protein-C, protein-S ve antitrombin-3 seviyeleri normal olmasına rağmen hiperkoagülabilite olabileceği düşünüldü. Daha ileri bir merkezde laboratuvar olarak aktive protein C rezistansı gösterilen hastada, rezistans nedeni olarak polimeraz zincir reaksiyonu ile, koagülasyon faktörlerinden faktör-V'te mutasyon saptandı. Aynı durum laboratuvar olarak 32 yaşındaki ağabeyinde de saptandı. Hastanın babası 35 yaşında miyokard enfarktüsü nedeni ile erken yaşta kaybedilmişti. Sonuç olarak nadir görülen ve ailevi olabilen APCR hiperkoagülabilite nedenlerinden biri olarak akılda bulunmalıdır.