AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ TANISIYLA KLİNİĞİMİZE YATAN OLGULARIN ANALİZİ

AHMET AHSEN, MEMNUNE SENA ULU, ŞEREF YÜKSEL, KASIM DEMİR, MÜKREMİN UYSAL, GÜRSEL ACARTÜRK

Kocatepe Tıp Dergisi - 2015;16(1):17-24

Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları AD, Afyonkarahisar

 

Amaç: Akut böbrek yetmezliği, böbrek fonksiyonlarında hızlı bir azalmayla karakterize ve yüksek mortalite oranına sahip önemli bir klinik sendromdur. Akut böbrek yetmezliğinde mortalite, son yıllardaki yoğun bakım ve renal replasman tedavilerindeki gelişmeye rağmen yüksek kalmaya devam etmektedir. Bu çalışmada kliniğimizde ABY tanısıyla yatan hastaları değerlendirdik. Gereç ve Yöntem: Ocak 2011 ve Aralık 2012 arasında hastanemize Akut böbrek yetmezliği tanısıyla başvuran 145 hastayı retrospektif olarak inceledik. Hastaların kayıtlarından yaşı, Akut böbrek yetmezliği tipi, başvuru şekli, başvurudaki temel bulguları, etyolojisi, zeminde eşlik eden hastalıklar, uygulanan tedavi ve laboratuvar değerleri kaydedildi. Bulgular: Olguların etiyolojisi incelendiğinde en sık nedenler prerenal azotemi (%38,6) ve nefrotoksik ajan kullanımıydı (%30,3). Hastaların %72,6’sı nonoligürik %27,4’ü oligürik idi. Olguların %65,5’ine medikal tedavi uygulanırken %34,5’ine medikal tedaviye ek olarak hemodiyaliz tedavisi uygulandı. Hastaların %86,9’u tedavi sonucu iyileşirken, %13,1’i kaybedildi. Ölen hastaların %63,2’si medikal tedaviye ek olarak hemodiyaliz tedavisi alırken %36,8’i sadece medikal tedavi almıştı. Oligürik hastaların %67,5’i medikal tedavi ve hemodiyaliz, %32,5’i sadece medikal tedavi alırken nonoligürik hastaların %21,9’u medikal tedavi ve hemodiyaliz, %78,1’i sadece medikal tedavi aldı. Sonuç: Akut böbrek yetmezliği etiyolojisinde 40 yıl öncesine göre medikal nedenler ön plana çıkmaktadır. Ayrıca oligoanürik Akut böbrek yetmezliği hastalarında diyaliz gereksiniminin arttığı ve diyaliz tedavisi gereken hastalarda prognozun daha kötü olduğu gözlenmiştir. Bu yüzden bu hastaların daha yakından izlenmesi gerekmektedir.