Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

AKUT DEKOMPANSASYON NEDENİYLE HASTANEYE YATIRILAN VE HAYATTA KALAN DÜŞÜK EJEKSİYON FRAKSİYONLU KALP YETERSİZLİĞİ HASTALARINDA GEÇ DÖNEM PROGNOZUN YATAK BAŞI ÖNGÖRÜCÜLERİ

Omer DOGAN, Hasan Ali BARMAN, Abdullah Omer EBEOGLU, Adem ATICI, Sevval Ilke EBEOGLU, Baris IKITIMUR, Sait Mesut DOGAN, Rasim ENAR

Anadolu Kliniği Tıp Bilimleri Dergisi - 2026;31(1):89-99

Institute of Cardiology, Istanbul University-Cerrahpasa

 

Amaç: Akut dekompansasyon ve düşük ejeksiyon fraksiyonu (EF) ile hastaneye yatırılan, taburculuğa kadar hayatta kalan hastalarda mortalite ve kötüleşen kalp yetersizliği nedeniyle tekrar hastaneye yatışın belirleyicilerini tespit etmeyi amaçladık. Yöntemler: Bu çalışmaya, 2009-2016 yılları arasında akut dekompansasyon nedeniyle hastaneye yatırılan ve tedavi sonrası taburcu edilen, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) <= 0.40 olan toplam 767 kronik kalp yetersizliği hastası dahil edilmiş ve 5 yıl boyunca takip edilmiştir. Çalışmanın birincil sonlanım noktaları, başlangıç hastaneye yatıştan sonra kardiyovasküler ölüm ve kötüleşen kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yeniden yatış olarak belirlenmiştir. Bulgular: Çalışmada birincil sonlanım noktalarına vakaların %40'ında kardiyovasküler ölüm, %71'inde ise başlangıç hastaneye yatıştan sonraki 5 yıllık takip sürecinde kötüleşen kalp yetersizliği nedeniyle yeniden hastaneye yatış şeklinde ulaşılmıştır. Cox-regresyon analizinde yapılan çok değişkenli analiz sonrası, NYHA sınıfı (p<0.001), LVEF (p=0.005), koroner arter hastalığı varlığı (p=0.001), bazal sodyum düzeyleri (p=0.008), orta-şiddetli mitral yetersizliği (p<0.001), hastanede yüksek doz intravenöz furosemid kullanımı (p=0.002), inotropik infüzyon (p=0.030), koroner yoğun bakım ünitesi geçmişi (p=0.01) ve mekanik ventilasyon (p<0.001), kardiorenal sendrom gelişimi (p=0.003) kardiyovasküler mortalitenin bağımsız belirleyicileri olarak bulunmuştur. Sonuçlar: İleri evre kalp yetersizliği olan ve ilk hastaneye yatıştan sağ kurtulan hastalarda, kardiyovasküler olayların taburculuktan sonraki ilk 3-6 ay içinde yoğunlaşması, bu ilk 6 ayı, ikincil koruyucu önlemlerin uygulanması için kritik bir "güvenliksiz dönem" olarak vurgulamaktadır.