AKUT KOLESİSTİT NEDENİYLE PERKÜTAN KOLESİSTOSTOMİ UYGULANDIKTAN SONRA KOLESİSTOSTOMİ TÜPÜNÜN ÇIKARILMASINI VE ARALIKLI KOLESİSTEKTOMİ ZAMANLAMASINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Sevda YILMAZ, Utku ÖZGEN, Hamza ÇINAR, Serkan GİRAY, Betül OHTAMIŞ, Halil Serdar ASLAN, Onur BİRSEN

Pamukkale Tıp Dergisi - 2026;19(3):641-652

Pamukkale University Faculty of Medicine, Department of General Surgery, Denizli, Türkiye

 

Amaç: Perkütan kolesistostomi (PK), akut kolesistit nedeniyle acil cerrahiye uygun olmayan yüksek riskli hastalarda yaygın olarak kullanılan bir tedavi yöntemidir. Bununla birlikte, kolesistostomi tüpünün çıkarılma zamanı ve sonrasında uygulanacak interval kolesistektominin (İK) en uygun zamanlaması halen tartışmalıdır. Bu çalışmada, PK tüpünün çıkarılma süresi ve İK zamanlamasını etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi ve cerrahi sonuçlarla ilişkili belirleyicilerin araştırılması amaçlandı. Gereç ve yöntem: Bu retrospektif tek merkezli çalışmaya, 2015-2025 yılları arasında akut kolesistit nedeniyle perkütan kolesistostomi uygulanan hastalar dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, komorbiditeleri, Amerikan Anesteziyoloji Derneği (ASA) skorları, Charlson Komorbidite İndeksi (CKİ), Tokyo 2018 akut kolesistit derecesi, safra kesesi perforasyonu, cerrahi uygulanma durumu, cerrahi yaklaşım ve mortalite verileri analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya yaş ortalaması 64,4+/-15,4 yıl olan toplam 102 hasta dahil edildi. Hastaların 71'ine (%69,6) interval kolesistektomi uygulanırken, 31'i (%30,4) cerrahi dışı olarak takip edildi. Cerrahi uygulanan hastalar anlamlı olarak daha genç olup daha düşük ASA ve CKİ skorlarına sahipti (tüm karşılaştırmalar için p<0,05). Ortalama kolesistostomi tüpü çıkarılma süresi 38,1+/-20,4 gün olarak bulundu. Tüp çıkarılma zamanı ile cinsiyet, taşlı kolesistit varlığı, safra kesesi perforasyonu, cerrahi yaklaşım veya açık cerrahiye geçiş arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Benzer şekilde, interval kolesistektomi zamanlamasının cerrahi yaklaşım veya konversiyon oranları üzerine anlamlı etkisi bulunmadı. Taşsız kolesistitli hastalarda cerrahiye kadar geçen sürenin daha uzun olduğu görüldü (p=0,034). Mortalitenin cerrahi uygulanmayan hastalarda anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptandı (%25,8'e karşı %1,4; p<0,001). İleri yaş, yüksek ASA skoru ve safra kesesi perforasyonu artmış mortalite ile ilişkiliydi. Sonuç: Perkütan kolesistostomi, akut kolesistitli yüksek riskli hastalarda etkili bir köprü tedavi yöntemidir. Bu çalışmada tüp çıkarılma zamanı ve interval kolesistektomi zamanlamasının cerrahi sonuçlar üzerinde anlamlı etkisi gösterilememiştir. Cerrahi karar verme sürecinin sabit zaman aralıklarından ziyade hastaya ait klinik özellikler tarafından yönlendirildiği görülmektedir. Bu nedenle, perkütan kolesistostomi sonrasında bireyselleştirilmiş zamanlama stratejileri daha uygun olabilir.