AKUT KONFÜZYONEL DURUM: KONSÜLTASYON-LİYEZON PSİKİYATRİSİ UYGULAMASI

IŞIN BARAL KULAKSIZOĞLU, NAZMİYE KAÇMAZ, SEMA AKKAŞ, SEDAT ÖZKAN

3P Psikiyatri Psikoloji Psikofarmakoloji Dergisi - 1999;7(2):125-130

İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri AD

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı; özellikle hastanelerde çalışan psikiyatristlere, deliryumunun yaygınlığı, konsültasyon nedenleri, klinik bulguları ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgi vermektir ve yoğun konsültasyon hizmeti veren bir merkezin verilerini sunmaktır. Yöntem:Bu yazıda İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri A.B.D., Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi (KLP) Bilim Dalı'nda yataklı servislere verilen konsültasyon hizmeti çerçevesinde, 1995-1998yılları arasında değerlendirilen 270 deliryum olgusunun verileri sunulmuştur. Bulgular: Hastalar en sık cerrahi servislerinde (%33.3), en az da dermatoloji servisinde (%0.7) görülmüştür. Hastaların birincil tanıları arasında en sık çeşitli sistem kanserleri (%22.5), ikinci sırada da akut genel travma (%17) belirlenmiştir. Konsültasyonlar en sık ajitasyon ve eksitasyon (%44.3) nedeniyle istenirken, psikiyatrik muayenede en sık bulgu "zaman yöneliminde" bozulmadır (%76.8). Etiyolojik neden olarak metabolik bozuklukların ön planda olduğu saptanmıştır. En sık elektrolit denge bozukluğu (%28.3) deliryuma neden olmuştur. Olguların %39.9'unda Mixt tip, %38.4'ünde Hiperaktif-Hiperalert tip ve %8.7'sinde Hipoaktif-Hipoalert tip deliryum belirlenmiştir. Tartışma: Deliryumun tanınması ve gerek fiziksel hastalığın gerekse psikiyatrik belirtilerin tedavisi hastalardaki morbidite ve mortalitenin azaltılabilmesi açısından önemlidir. Ancak elde edilen veriler halen deliryumun az tanındığını, depresyon gibi hastalıklarla karıştırıldığını ve hastanelerimizdeki bakım şartlarının halen eksikliklerle dolu olduğunu göstermektedir.