AKUT MİYOKARD İNFARKTÜSÜNDE TROMBOLİTİK TEDAVİNİN SOL VENTRİKÜLDE ANEVRİZMA VE TROMBUS GELİŞMESİNE ETKİSİ VE BUNUN SOL VENTRİKÜL FONKSİYONU İLE İLİŞKİSİ

SEMA GÜNERİ, ÖNDER KIRIMLI, CEM NAZLI, OZAN KINAY, ECE İŞGÜZAR, BATUHAN TAMCI, VEHİP KESKİN, ÜMİT TEKİN

Developments and Experiments in Health and Medicine - 2000;14(1):39-48

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji AD

 

Araştırmada, trombolitik tedavinin (TT) sol ventrikülde trombus ve anevrizma gelişmesi üzerine etkisi ile bu etkinin sol ventrikül fonksiyonları ile ilişkisi incelendi. Akut miyokard infarktüsü (AMİ) tanısı almış 184 olgu hastaneye gelişten sonraki ilk 7-10 gün içinde yapılan koroner anjiyografi ve ekokardiyografi ile değerlendirildi. TT verilen 129 olgu Grup I'i, çeşitli kontrendikasyonlar ya da hastaneye geç başvuru nedeniyle TT verilemeyen 55 olgu ise kontrol grubunu (Grup II) oluşturdu. İki grup arasında yaş, cinsiyet, risk faktörleri, AMİ lokalizasyonu, koroner anjiyografide anlamlı darlık saptanan damar sayısı açısından istatistiksel farklılık yoktu. Anjiyografıde infarktla ilişkili arterin (İİA) açık olma oranı Grup I de Grup II ye göre daha yüksekti. İİA'leri tıkalı ancak kollateraller ile retrograd kanlanma gözlenen olguların sayısı Grup II de daha yüksekti. Sol ventrikül fonksiyon bozukluğu ve trombus gelişme oranı Grup I de daha az bulunurken sol ventrikülde anevrizma gelişme oranı Grup II de daha fazla gözlendi ancak anevrizma gelişimi açısından fark istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı. Grup II de İİA'nın açık olması ile sol ventrikülde fonksiyon bozukluğu, anevrizma ve trombus gelişimi arasında ilişki bulunmazken, Grup I olgularından İİA'leri açık olup kreatin kinaz (CK) zirveleri erken olanlarda geç olanlara göre daha az anevrizma ve trombus gelişimi gözlendi. Sonuç olarak, TT verilen AMİ olgularında, sol ventrikül fonksiyonlarının daha iyi korunduğu ve sol ventrikülde trombus gelişiminin daha az olduğu görüldü. Bu durumun olasılıkla reperfüzyon sağlanmasına ve bu yolla da risk altındaki miyokardın korunmasına bağlı olduğu, öte yandan TT uygulandığı halde CK enzim pikleri geç olan ve EKG lerinde 5 ten fazla derivasyonda ST yüksekliği bulunan olguların ise anevrizma gelişmesi yönünden yüksek riskli kabul edilebilecekleri düşünüldü.