Aslı TÜRKMEN DEMİR, Orhun DEMİR, Barış Ecevit YÜKSEL, Ömer Zühtü YÖNDEM
Genel Tıp Dergisi - 2026;36(2026):1-6
Amaç: Akut pulmoner emboli (APE), dünya genelinde başlıca ölüm nedenlerinden biridir. Bu durum, koagülasyon bozuklukları, vasküler hasar ve inflamasyonun birleşik etkileri sonucunda ortaya çıkar. Son zamanlarda sistemik immün yanıt indeksi (SIRI), sistemik immün-inflamasyon indeksi (SII) ve nötrofil/lenfosit oranı (NLR) gibi hematolojik belirteçler, kötü klinik sonuçların potansiyel öngörücüsü olarak tanımlanmıştır; ancak, APE tanısındaki rolleri hâlâ yeterince araştırılmamıştır. Bu çalışmada, bu inflamatuar biyobelirteçlerin APE tanısındaki prediktif değerini retrospektif olarak araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Acil Servise başvuran ve akut pulmoner emboli şüphesiyle bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiyografi (CTPA) yapılan 284 yetişkin hasta değerlendirildi. Hastalar APE grubu ve kontrol grubu olarak ikiye ayrıldı. C-reaktif protein, D-dimer düzeyleri, tam kan sayımı, Wells Skoru, SIRI, PLR, NLR ve SII skorları değerlendirildi. Bulgular: APE grubunda 53, kontrol grubunda ise 231 katılımcı vardı. Önceki pulmoner emboli öyküsü, dispne, göğüs ağrısı, Wells Skoru, D-dimer ve C-reaktif protein düzeyleri, beyaz küre sayısı, nötrofil sayısı ve NLR, APE grubunda anlamlı olarak daha yüksekti. ROC analizi, NLR, Wells Skoru, SII, SIRI ve D-dimer'in APE tanısı için prediktif değere sahip olduğunu gösterdi. Multivariate analizde ise sadece Wells Skoru APE tanısında etkileyici faktör olarak bulundu. Sonuçlar: NLR, SII ve SIRI'nin, Wells Skoru ve D-dimer düzeyleri ile birlikte kullanılması, APE tanısal doğruluğunu artırabilir. Daha büyük popülasyonlarda yapılacak ileriye dönük kohort çalışmaları, bu parametrelerin APE tanısındaki doğruluğunu belirleyebilir.