Mehmet Necmeddin SUTAŞIR
Cerrahi Sanatlar Dergisi - 2026;19(1):1-8
Akut spontan pnömotoraksı olan hastalarda acil servis tüp torakostomisinin konservatif veya elektif tedavi stratejilerine kıyasla klinik etkinliğini ve güvenliğini değerlendirmek amaçlanmıştır. 2014-2024 yılları arasında yayınlanan makaleler için PubMed, Web of Science ve Scopus veritabanlarında kapsamlı bir sistematik arama yapıldı. PRISMA 2020 kılavuzlarına göre 12.847 hastayı içeren 77 çalışma analize dahil edildi. İstatistiksel analiz RevMan 5.4, R ve Stata yazılımları kullanılarak gerçekleştirildi. Kanıt kalitesi GRADE metodolojisi kullanılarak değerlendirildi. İkili sonuçlar için %95 güven aralığı (CI) ile risk oranları (RR) hesaplandı. Acil servis tüp torakostomisi, konservatif veya elektif yönetime kıyasla anlamlı derecede daha yüksek tedavi başarısı gösterdi (RR: 1,34 (%95 CI: 1,18-1,52), p<0,001). Ancak, gruplar arasında tekrarlama oranlarında anlamlı bir fark gözlenmedi (RR: 1,13 (95% CI: 0,94-1,35), p=0,198). Hastanede kalış süresi gruplar arasında karşılaştırılabilir düzeydeydi (standartlaştırılmış ortalama fark: 0,21, p=0,098). Komplikasyon oranları müdahale grubunda anlamlı derecede daha yüksekti (RR: 1,27 (95% CI: 1,04-1,55), p=0,024), ölüm oranlarında ise anlamlı bir fark yoktu (RR: 1,88 (95% CI: 0,41-8,61), p=0,410). Tüm birincil sonuçlar için orta düzeyde kanıt kalitesi belirlendi. Acil serviste tüp torakostomi, akut spontan pnömotoraks tedavisinde kısa vadeli başarıyı artırsa da, uzun vadeli tekrarlama oranları açısından belirgin bir avantaj sağlamamaktadır. Tedavi kararları, hastanın eşlik eden hastalıkları, sosyoekonomik durumu, takip kapasitesi ve hasta tercihleri dikkate alınarak bireyselleştirilmelidir. Akut pnömotoraks yönetiminde optimal tedavi seçimi için hastaya özgü faktörleri entegre eden kanıta dayalı klinik algoritmalar önerilmektedir.