AKUT VE KRONİK KORONER SENDROMLU HASTALARDA NON-KULPRİT LEZYONLARIN ANLIK DALGASIZ ORAN VE FRAKSİYONEL AKIM REZERVİ KULLANILARAK FONKSİYONEL DEĞERLENDİRİLMESİ: RETROSPEKTİF KOHORT ÇALIŞMASI

Çağatay ÖNAL, Çetin GEÇMEN, Cem DOĞAN, Zübeyde BAYRAM, Büşra Güvendi ŞENGÖR, Nihal ÖZDEMİR

Kardiyovasküler Akademi Bülteni - 2026;4(2):78-83

Private Gazi Hospital, Clinic of Cardiology, İzmir, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmada, anjiyografik olarak orta dereceli koroner lezyonları bulunan akut koroner sendrom (AKS) veya kronik koroner sendrom (KKS) hastalarında fraksiyonel akım rezervi (FAR) ile instantaneous wave-free ratio (iFR) arasındaki uyum araştırıldı. Gereç ve Yöntemler: Bu tek merkezli retrospektif analize, hem FAR hem de iFR kullanılarak fizyolojik değerlendirme yapılan 48 hasta dahil edildi. Hastaların 16'sı AKS, 32'si KKS ile başvurmuştu. AKS hastalarında fizyolojik ölçümler akut fazın stabilizasyonundan 48-72 saat sonra gerçekleştirildi. Fonksiyonel anlamlılık FAR <=0,80 ve iFR <=0,89 olarak tanımlandı. iFR ile FAR arasındaki uyum Cohen kappa istatistiği ile değerlendirildi ve tanısal performans ölçütleri hesaplandı. Bulgular: iFR ile FAR arasındaki genel uyum orta düzeyde ancak istatistiksel olarak anlamlıydı (kappa=0,292; p=0,039). Uyum AKS hastalarında (kappa=0,429; p=0,037), KKS hastalarına göre (kappa=0,238; p=0,178) daha yüksekti. AKS alt grubunda iFR'nin özgüllüğü ve pozitif öngörü değeri %100 olup, iFR'nin bir lezyonu akut faz sonrasında fonksiyonel olarak anlamlı sınıflandırdığı durumlarda FFR ile güçlü uyum gösterdi. İki indeks arasındaki uyum KKS hastalarında daha düşüktü. Sonuç: iFR ve FAR, fizyolojik değerlendirme klinik stabilizasyon sonrasında yapıldığında AKS hastalarında kabul edilebilir düzeyde uyum göstermektedir; buna karşılık KKS hastalarında uyum daha düşüktür. Bu bulgular, orta dereceli koroner lezyonlarda invaziv fizyolojik indeksler yorumlanırken klinik bağlam ve zamanlamanın önemini vurgulamaktadır.