BİLGE AYGEN
Annals of Medical Research - 2015;22(2):134-137
Non farmakolojik tedavi ve yaşam şekli değişiklikleri ile hipertansiyonun önlenmesi ve kan basıncının düşürülmesi, kardiyovasküler hastalıklarla ilişkili morbidite ve mortaliteyi azaltma ve tedavi harcamalarını düşürmede önemli bir rol oynayabilir. Alkol kullanımının azaltılması JNC VII raporunda önerilen yaşam tarzı değişikliklerinden birisidir. Aşırı miktarda alkol tüketimi hem normotansif, hem de hipertansif bireylerde kan basıncında yükselmeye neden olur. Aynı zamanda alkol antihipertansif ilaç tedavisine direnç oluşturabilir. Alkolün kan basıncı üzerine etkisi alkolün türünden çok, alkol miktarına bağlıdır. Kalp hastalığı açısından bakılacak olursa hafif-ılımlı alkol kullanımı her ne kadar kan basıncı artışına eğilim oluştursa da yüksek dansiteli lipoprotein kolesterolü artırması, fibrojeni ve platelet agregasyonunu azaltması ve antioksidan sistemler üzerindeki olumlu etkileri ile azalmış koroner hastalık ve iskemik inme riski ile beraberdir. Bununla birlikte tüketilen alkol miktarı arttıkça kan basıncında yükselme, hemorajik ve iskemik inme, alkolle ilişkili kardiyomyopati, aritmi ve ani kardiyak ölüm riski artmaktadır. Bu nedenle hipertansiyon saptanan kişilerde ilaç tedavisinin dışında yapılması gerekenlerden birisi alkolün bırakılması veya azaltılması olmalıdır. Alkol alımının azaltılması ile sistolik ve diyastolik kan basınçlarındaki net azalma arasında belirgin pozitif ilişki olduğu saptanmıştır. Alkol tüketiminin azaltılması sistolik kan basıncında yaklaşık 2-4 mmHg bir azalma sağlamaktadır. Bu nedenle erkeklerde günde 1-2 içki, kadınlar ve çok zayıf kişilerde 1 içkiye kadar miktarlar optimal gözükmektedir. Alkol kullanan kişilerde anahtar sözcüğün ılımlılık, aşırıya kaçmamak olduğu unutulmamalıdır.