Mustafa Babekoğlu, Havva Deniz Karakuş, Mert Tunç, Yasemin Balcı
Adli Tıp Dergisi - 2025;39(3):345-358
Öz Amaç: Bu çalışma, alkol veya ilaçla kolaylaştırıldığı şüphesi bulunan cinsel saldırı olgularını değerlendirmek, bu olgularda izlenmesi gereken adli ve tıbbi süreci ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: 01 Haziran 2014 - 31 Aralık 2023 tarihleri arasında Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniğine cinsel saldırı şikayetiyle başvuran 339 olgu retrospektif olarak incelenmiş, bu olguların 32'sinde alkol veya ilaç kullanımıyla kolaylaştırılmış cinsel saldırı şüphesi belirlenmiştir. Olgulara ait demografik veriler, saldırgan-mağdur ilişkisi, olay yeri ve zamanı gibi değişkenler analiz edilmiştir. Veriler, frekans ve yüzde dağılımlarıyla değerlendirilmiştir. Bulgular: Tüm olgular kadınlardan oluşmaktadır. Yaş aralığı 14-49 olup, %78.1'inde saldırganla mağdur arasında bir güven ilişkisi tespit edilmiştir. Olayların %59.4'ü ev ortamında gerçekleşmiş, %65.6'sında yalnızca alkol, %12.5'inde alkolle birlikte başka maddelerin kullanıldığı bildirilmiştir. Mağdurların %75'i olay anını kısmen veya tamamen hatırlayamamış, %46.9'u halsizlik, güçsüzlük gibi belirtiler yaşamıştır. Fiziksel travma bulguları genellikle erken başvurularda saptanırken, ruhsal belirtiler daha geç başvurularda ön plana çıkmıştır . Sonuç: Bu çalışmada, cinsel suçların değerlendirilmesinde mağdurların ifadelerinin dikkatle alınmasının ve olayın hemen ardından biyolojik örneklerinin toplanmasının önemi vurgulanmıştır. Başvuru süresi geciktikçe fiziksel delillerin toplanmasının zorlaştığı, ancak ruhsal etkilerin daha belirgin hale geldiği gösterilmiştir. Bu nedenle, tüm olgular bütüncül bir şekilde değerlendirilerek, geç başvuru durumlarında dahi örneklerin alınması ve mağdurun ruhsal durumu açısından takip edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır