Hilal Dolapcı, Ali Tamer, Gökhan Evcili
Kocaeli Medical Journal - 2025;14(3):197-203
Demans türleri arasında en sık görülen formu olan Alzheimer hastalığının yaşlanmaya bağlı olarak prevalansı dünya genelinde hızla artmaktadır. Bireylerin günlük yaşam kalitesinde düşüşe ve bilişsel fonksiyonlarında kayba neden olan, günümüzde önde gelen ciddi sağlık sorunlarından biri olarak yer almaktadır. Alzheimer'ın patogenezinde beyin -enerji üretim sürecinde ortaya çıkan glikoz metabolizması bozuklukları temel bir etkiye sahiptir. Alzheimer hastalığında, GLUT -1 proteinlerinin ekspresyonunda azalma veya fonksiyonlarındaki bozulma, nöronların glikoz alımını sınırlamakta, enerji eksikliğine ve sinaptik disfonksiyona neden olmaktadır. Bu durum beta amiloid birikmesine ve tau mekanizmasındaki bozulmasına neden olarak Alzheimer' ın hızla ilerlemesine yol açmaktadır. Bu bağlamda alternatif enerji kaynağı sunabilen ketojenik diyetin potansiyel önemi ortaya çıkmaktadır. Günümüzde henüz Alzheimer hastalığının kesin ve onaylanmış bir tedavisi bulunmamakla beraber değiştirilebilir risk faktörlerine yönelik yaklaşımların hastalığın seyrini yavaşlatma potansiyeline sahip olduğu düşünülmektedir. Bu derlemede bireyin yaşam biçimi ve özellikle beslenme alışkanlıklarının Alzheimer hastalığının gelişimindeki potansiyel etkileri ele alınacak; ayrıca ketojenik beslenmenin beyin -enerji metabolizması ve bilişsel işleyiş üzerindeki olası etkileri nedeniyle Alzheimer hastalığı üzerindeki rolü incelenecektir.