YİLDİRAY DADUK, HAMİT SİNAN HATİPOGLU, SABRİ ÖZDAŞ, AHMET SEKER
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2025;36(1):1-6
GİRİŞ ve AMAÇ: Anal fissür tanısı almış hastalarda anksiyete ve depresyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi, ağrı şiddetinin psikiyatrik bozukluklar üzerindeki etkilerini ve cerrahi tedavinin bu psikolojik etkiler üzerindeki rolünü kapsamlı bir şekilde değerlendirmektir. YÖNTEM ve GEREÇLER: Ocak 2022-Haziran 2024 tarihleri arasında anal fissür tanısı almış 105 hasta ve 99 sağlıklı kontrol grubu çalışmaya dahil edilmiştir. Psikiyatrik değerlendirme için Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HAD), ağrı şiddeti için ise Görsel Analog Skala (VAS) kullanılmıştır. Veriler, Mann-Whitney U testi, ki-kare testi ve Spearman korelasyon analizi ile analiz edilmiştir. BULGULAR: Hasta grubunda depresyon (HAD-D) puanı kontrol grubundan anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0.01). Anksiyete (HAD-A) puanları daha yüksek olmasına rağmen bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0.129). Kadınlarda anksiyete ve depresyon puanları erkeklere göre anlamlı derecede daha yüksek tespit edilmiştir (p<0.05). VAS skorları ile depresyon ve anksiyete arasında güçlü pozitif bir korelasyon gözlenmedi (r=0.68, p<0.001). Cerrahi tedavi, ağrı ve anksiyete üzerinde anlamlı bir iyileşme sağlarken (p<0.01), depresyon yönetimi için ek müdahalelerin gerekliliği gözlenmiştir (p>0.05). TARTIŞMA ve SONUÇ: Anal fissür hastalarında depresyon ve anksiyete oranlarının yüksek olduğu ve ağrı şiddeti ile güçlü bir ilişki gösterdiği saptanmıştır. Cerrahi tedavi, özellikle ağrı ve anksiyete üzerindeki olumlu etkileriyle tedavi sürecinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu bulgular, multidisipliner bir yaklaşımın gerekliliğini vurgulamaktadır.